Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay'dan 'Kapalı Maraş' açıklaması!

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, "Kapalı Maraş, tarihi belgeler ışığında hakkaniyetli bir şekilde malların iadesi sağlanarak kullanıma açılacaktır." dedi.

Google Haberlere Abone ol

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Başbakanı Ersin Tatar, Türkiye Barolar Birliğince düzenlenen "Kıbrıs'ta Son Söz" paneline katıldı. 

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay toplantıda yaptığı konuşmada, "Kapalı Maraş, tarihi belgeler ışığında hakkaniyetli bir şekilde malların iadesi sağlanarak kullanıma açılacaktır." dedi.

Oktay, "Ada'nın ortak sahibi Kıbrıs Türklerine azınlık statüsünü kimse reva göremez. Buna ne izin veririz ne de Kıbrıs Türk halkı bunu kabul eder. Ada'nın kıta sahanlığındaki doğal kaynakların tek sahibi olduğunu zanneden Kıbrıs Rum tarafının girişimlerine göz yummayacağımızı burada bir kez daha vurgulamak istiyorum. Akdeniz Harekatı kapsamında çelikten irademizle Doğu Akdeniz'deyiz." diye konuştu.

Panelde konuşan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Başbakanı Ersin Tatar ise TBB Başkanı Metin Feyzioğlu ile yaptığı değerlendirmelerde kendisinden özel görev talep ettiğini belirterek, "Ben de bu özel görevi kendilerine bu anda veriyorum. Bu özel görevlerden bir tanesi Kapalı Maraş meselesidir." dedi.

- Hayalet Şehir: Maraş

KKTC'nin Gazimağusa şehrinde bulunan Maraş bölgesi, 1974 yılında İkinci Kıbrıs Harekâtı sırasında Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından ele geçirildi.

1974 yılında Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nin aldığı karar uyarınca hem yerleşime hem de iskâna kapatılmıştı.

Maraş, şu sıralar Birleşmiş Milletler tarafından denetlenen ve Kıbrıs adasını ikiye ayıran "Yeşil Hat" tampon bölgesindedir.

İçerisinde BM'ye ait bir adet bina bulunmaktadır. Yaklaşık 400 metre ilerisinde ise altı apartman Türk Silahlı Kuvvetleri'ne orduevi yapılması için tahsis edilmiştir.

Türk Silahlı Kuvvetleri mensupları ile orduevi yanında bulunan kız öğrenci yurdunda kalan öğrenciler dışında içeriye giriş kesinlikle yasaktır.

- Erdoğan: Karşılarında Türkiye ve KKTC'nin kararlılığını bulacaklar

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Barolar Birliğince Av. Özdemir Özok Kongre ve Kültür Merkezi'nde düzenlenen "Kıbrıs'ta Son Söz Paneli"ne bir mesaj yolladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, mesajında şu ifadeleri kullandı:

"Türkiye olarak kendi çıkarlarımızı nasıl savunuyorsak, Kıbrıs Türklerinin Ada'daki ve Doğu Akdeniz'deki haklarını da ayni kararlılıkla müdafaa ediyoruz. Kıbrıslı kardeşlerimizle birlikte Doğu Akdeniz'de başlattığımız hidrokarbon arama faaliyetlerini, halen 2 sondaj ve 2 sismik araştırma gemisi ile yürütüyoruz. Bu gemilerimizin çalışmalarını güvenle sürdürebilmeleri için deniz ve hava kuvvetlerimizin unsurları da görev başındadır.

Ada'nın ve bölgenin zenginliklerinin sadece kendilerine ait olduğunu zannedenler, bugün olduğu gibi gelecekte de karşılarında Türkiye'nin ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin kararlılığını bulacaklardır. Bu düşüncelerle milli davamız uğruna canlarını feda eden aziz şehitlerimizi bir kez daha rahmetle anıyor, gazilerimizin her birine şükranlarımı sunuyorum."

Panelin başarılı ve verimli geçmesi temennisinde bulunan Erdoğan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin (KKTC) Doğu Akdeniz'deki menfaatlerine yönelik saldırıların arttığı bir dönemde gerçekleştirilen panelin Türkiye'nin uluslararası platformlarda yürüttüğü hak, hukuk ve adalet mücadelesine önemli katkılar sunacağına inandığını belirtti.

- KKTC Başbakanı: Türkiye ile birlikte yürümeye devam

KKTC Başbakanı Tatar, burada yaptığı konuşmada, Kıbrıs meselesinde her zaman Türkiye'nin varlığına ve desteğine önem verdiklerini belirterek, daima Türkiye ile birlikte yürüdüklerini ve yürümeye devam edeceklerini söyledi. 

Tatar, bunun kendileri için vazgeçilemez olduğuna işaret ederek, "Bazı çevrelerde, Avrupa Birliği'nde (AB) ve federal temelde bir çözümde, Türkiye'nin, artık modası geçmiş garantörlüklerin şekil değiştirmesi ve buna bağlı birtakım başka başka oyunlarla ve tezgahlarla Kıbrıs Türkü'nü Türkiye'den koparmak istemektedirler. Biz bu oyuna gelmeyeceğiz. Asla böyle bir şeye Kıbrıs Türkü müsaade etmeyecektir." diye konuştu. 

Türkiye'nin Kıbrıs'ta işgalci olduğu iddialarını ortaya atanları daima kınadıklarını dile getiren Tatar, Türkiye'nin daima hukuk çerçevesinde hareket ettiğinin altını çizdi. 

Başbakan Tatar, "Nihayetinde hukuksuzluk diye bir şey yoktur. Hukuksuzluğu yapan güney komşularımızdır. Esas işgal edilen Kıbrıs Cumhuriyeti'dir." ifadesini kullandı. 

Kıbrıs'ta iki eşit halk olduğunu ve dolayısıyla Rumların bir üstünlüğünün bulunmadığını vurgulayan Tatar, "Dolayısıyla şimdi Doğu Akdeniz'de yaşananlar ve Rumların tek taraflı olarak Kıbrıs Cumhuriyeti'nin tanınmışlığını kullanarak bu faaliyetleri, anlaşmaları ve dolayısıyla Kıbrıs Türk halkının haklarına tecavüz etmeleri, bunları bizim kabul etmemiz mümkün değildir." değerlendirmesinde bulundu. 

Tatar, uluslararası hukukun bir bağlamda güce bağlı olduğuna işaret ederek, "Bizim de imdadımıza, bizim de yanımızda Türkiye Cumhuriyeti vardır. Bunun için minnettarız." diye konuştu. 

- "Biz, 1974'ten 45 yıl sonra artık bir macera istemiyoruz"

Tatar, Doğu Akdeniz'de istikrarın sürdürülebilmesi için KKTC'nin yaşatılması gerektiğinin altını çizerek, "Biz, 1974'ten 45 yıl sonra artık bir macera istemiyoruz. Kıbrıs Türk halkı kesinlikle tehlikeli oyunlara gelmemelidir." şeklinde konuştu.

Konuşmasında, KKTC'ye uygulanan ambargoların halen devam ettiğini ve direkt uçuşların yapılamadığına işaret eden Tatar, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ercan'a (Havalimanına) direkt uçuşun olmamasının sebebi ve nedeni yoktur çünkü günün sonunda büyük bir insan hakları ihlali yapılmaktadır. Kıbrıs Türk halkı mağdur edilmektedir. Ekonomik olarak yaşam mücadelesinde bu haksızlık bizi halk olarak rencide etmektedir ve ekonomik gelişmemize büyük engel teşkil etmektedir. Dolayısıyla bunu da dünya devletleriyle tartışmamız ve paylaşmamız gerekmektedir." 

Ersin Tatar, Kıbrıs davasının bir milli mücadele olarak Türkiye'de her ortamda dile getirilmesinin kendilerine cesaret verdiğine dikkati çekerek, "Bu milli davanın sonuçlandırılması için gerçekten yüreğimizle çalışmakta olduğumuzu ve büyük bir başarı öyküsüyle bu milli davanın sonuçlanacağına dair hiçbir şüphem yoktur." diye konuştu.