Bu süreçte uzman vatandaşlarımızın görüşlerine özel olarak bir önem veriliyor.
Sosyal Güvenlik Uzmanı Özgür Erdursun yaptığı açıklamalarda, mevcut ekonomik verilerin Temmuz ayında yapılacak zam oranının sınırlı kalabileceğine işaret ettiğini belirtti.
Erdursun’a göre yapılacak düzenleme büyük bir refah artışı anlamına gelmeyebilir.
YÜZDE VERDİ
Uzman değerlendirmelerine göre yılın ilk aylarında açıklanan enflasyon verileri Temmuz zammı için önemli bir gösterge oluşturuyor.
Erdursun, mevcut ekonomik eğilimlerin devam etmesi halinde altı aylık enflasyon oranının yüzde 13 ile yüzde 15 arasında gerçekleşebileceğini ifade etti.
Bu durumda:
Kesim
Beklenen Zam Oranı
Memur ve memur emeklilerinin zam oranı ise toplu sözleşme farkı nedeniyle farklı hesaplanabiliyor.
Uzmanlara göre küresel enerji fiyatlarındaki artış enflasyonu doğrudan etkileyen en önemli faktörlerden biri.
ENERJİ MALİYETLERİNDE ARTIŞ
Orta Doğu’daki jeopolitik gelişmeler ve petrol fiyatlarında yaşanan yükseliş enerji maliyetlerini artırabiliyor.
Enerji maliyetlerindeki artış yalnızca akaryakıt fiyatlarını değil, üretim ve hizmet sektöründeki maliyetleri de yukarı çekiyor.
Bu durum genel fiyat seviyesinin yükselmesine neden olarak enflasyonu tetikleyebiliyor.
Uzmanlara göre maaş artışlarının enflasyon karşısında hızla erimesi sabit gelirli vatandaşların alım gücünü düşürüyor.
Nominal gelir artsa bile satın alınabilen mal ve hizmet miktarı azalabiliyor.
Örneğin belirli bir maaşla birkaç ay önce alınabilen ürünlerin aynı maaşla daha az alınabilmesi, alım gücünün düşmesi anlamına geliyor.
Uzman değerlendirmelerine göre Temmuz ayında yapılacak artışın büyük ölçüde gerçekleşen enflasyonun telafisi şeklinde olması bekleniyor.
Bu nedenle maaş düzenlemesinin “refah zammı” niteliğinde olmayabileceği ifade ediliyor.
Emekliler ise Temmuz ayında yapılacak düzenlemenin enflasyon karşısında alım gücünü artıracak seviyede olmasını bekliyor.
Önümüzdeki aylarda açıklanacak enflasyon verileri ve ekonomik gelişmeler Temmuz ayında yapılacak zam oranının netleşmesinde belirleyici olacak.
1. Ortalama Aylık Kazanç (Matrah)
Emekli maaşının ana gövdesini, çalışma hayatınız boyunca SGK’ya bildirilen brüt kazançlarınız oluşturur. Geçmiş yıllardaki kazançlarınız, emekli olduğunuz tarihteki değerine ulaşması için "Güncelleme Katsayısı" (enflasyon ve büyüme oranları) ile bugüne taşınır. Ne kadar yüksek prim ödenmişse, emekli maaşı o kadar yüksek olur.
Aylık Bağlanma Oranı (ABO)
Bu oran, toplam prim gün sayınıza göre maaşınızın ne kadarının size ödeneceğini belirleyen yüzde değeridir. Türkiye'de üç farklı dönem (2000 öncesi, 2000-2008 arası ve 2008 sonrası) için farklı ABO'lar uygulanır. Prim gün sayınız arttıkça bu oran da belirli bir sınır dahilinde yükselir.
Üç Farklı Dönem Hesabı
Maaşınız tek bir formülle değil, çalıştığınız yıllara göre üç parçada hesaplanır:
2000 Öncesi: Gösterge sistemi ve yüksek bağlanma oranları esas alınır.
2000 - 2008 Arası: Güncelleme katsayısına büyüme oranı tam eklenir.
2008 Sonrası: Büyüme oranının sadece %30'u hesaba katılır ve ABO daha düşüktür. Bu üç dönemin birleşimi (karma sistem) sizin nihai maaşınızı oluşturur.
Enflasyon ve Büyüme Hızı
Emekli maaşları hesaplanırken sadece enflasyon (TÜFE) değil, ülkenin o yılki Büyüme Hızı (GSYH) da dikkate alınır. Özellikle emeklilik dilekçesini verdiğiniz yılın bir önceki yılına ait büyüme verileri, başlangıç maaşınız üzerinde doğrudan etkilidir.