Murat Kelkitlioğlu

Murat Kelkitlioğlu

Kaftancıoğlu kime ‘gel gel’ yapıyor?

Önce CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel:

“Saray rejiminin, saray düzeninin sonu geliyor. O son bu Atatürk’ün kemiklerini sızlatacak bütün bu atamaları… Bütün bu liyakatsizliklerin de sonunu getirecek. Herkes şunu bilsin devlet memurları. Görevini devlet memuru gibi yapan devlet memurları… Hangi ülkeye hizmet ettiğini bilen çok değerli bürokratlar hiç korkmasınlar. Türkiye Cumhuriyeti devleti gelir, saat gibi işlemeye başlar. O saatin en kıymetli çarkları siz olursunuz. Eğer koltuğunuza liyakatle oturdunuz, devletinize sadakatle çalışıyorsanız”.

Sonra CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu:

“Şöyle bir gerçek var ki, bu korkuları, bu savrulmaları, bu akılla değil öfkeyle, hırsla, egoyla, bir kişinin aklıyla iş yapmaları iktidarı hiçbir yere götürmüyor. Bu da önümüzdeki süreçte bir erken seçimle veya başka bir şekilde… Bu ülkenin gerçekten halkın gözü açıldı. Kimin kendisine hizmet için uğraştığını, çaba gösterdiğini biliyor. Kimin de böylesi bir dönemde dahi neyle uğraştığını görüyor. Şöyle söyleyeyim. Bir iktidar değişikliğine hatta ben size daha ileri bir şey söyleyeyim. İktidar değişikliği değil sistem değişikliğine gidişatı görüyorum ve böyle olacaktır”.

Son olarak Ragıp Zarakolu tüy dikti! Erdoğan ve Menderes’in fotoğrafı kullanılarak, ‘Makus kaderden kaçış yok’ başlıklı bir yazı yazdı.

Bu sonuncusuna bir şey demeye, herhangi bir kurtarma açıklaması yapmaya gerek bile yok…

Kaç gündür yapılan tartışmalara bakıyorum, bir kesim Özgür Özel ve Canan Kaftancıoğlu’nun linç edildiğini savunuyor. Bu kesime göre; bu iki isim hiçbir şey dememiş, darbe imasında bulunmamış.

Peki Özgür Özel; “Türkiye Cumhuriyeti gelir, saat gibi işlemeye başlar” cümlesiyle neyi kastetti?

Canan Kaftancıoğlu; “Bu da önümüzdeki süreçte bir erken seçimle veya başka bir şekilde…” diyerek kimi ve neyi anlatmaya çalıştı?

İktidarı beğenmeyebilirsiniz, eleştirebilirsiniz ancak bu açıklamalar maksadını çok ama çok aşıyor. Bunlar eleştiri değil, birilerine ‘gel gel’ çağrısı yapmaktır.

Son sürecin ortada dolaşan objesi Kaftancıoğlu gibi görünüyor. Önce İletişim Başkanı Fahrettin Altun’un evinin ahlaksızca dikizlenmesi ve Kaftancıoğlu’nun hukuk tanımaz açıklamaları. Şimdi de bu cümleleri, hatta çağrısı…

Kaftancıoğlu’na bakıyorum ve Selahattin Demirtaş’ı hatırlıyorum! Bir dönem de Demirtaş öne sürülmüş ve parlatılmaya çalışılmıştı.

Bunlar nafile çabalar!

Konunun bir başka yönü de şu!

Gerek ev dikizlemeye gerekse son açıklamalara baktığımızda, Kaftancıoğlu’nun bu rahatlığı beni oldukça rahatsız ediyor. Son yazımda sormuştum; Kaftancıoğlu kime güveniyor, bu gücü nereden alıyor, diye.

Tamam Koronavirüs çok önemli, bu illetle mücadele edelim ancak FETÖ ile mücadeleyi elden bırakmayalım. Hala eli tetikte ve harekete geçmek için işaret bekleyen FETÖ militanları var. Bunların tamamı ilgili kurumlarımızdan temizlenmedi. 15 Temmuz girişimi başarılı olamayınca kabuklarına çekilen ve kamufle olan FETÖ’cüleri unutmayalım.

Benden uyarması!

Diğer Yazıları