Bu acının tarifi yok!.. Minik Duru feci şekilde can verdi!

Mersin’de babasının doğum günü sebebiyle ailesiyle birlikte gittikleri bir restoranın oyun parkında helikopterde elektrik akımına kapılan 5 yaşındaki kız yaşamını yitirdi.

Bu acının tarifi yok!.. Minik Duru feci şekilde can verdi!

Aile, ihmali olduğu iddiasıyla işletme sahiplerinden şikayetçi oldu.

İddiaya göre, Zafer Tan, doğum günü olması sebebiyle eşi Nilgün Tan, kızları Duygu ve Duru ile yakın arkadaşı ve onun çocuklarıyla birlikte 30 Ağustos'ta Doruklu Mahallesi’ndeki bir restorana yemeğe gitti.

Aileler yemek yedikten sonra sohbet ederken, çocukları ise restoranın oyun parkında oynamaya başladı. Bir süre sonra çiftin büyük kızı Duygu’nun uyarısı ile oyun parkındaki helikopter üzerinde oynayan 5 yaşındaki Duru’nun hareketsiz kaldığını gören aile hemen yanına koştu. Çocuklarını kucaklarına aldıklarında hiçbir tepki vermediğini gören aile durumu sağlık ekiplerini bildirdi. Hastaneye kaldırılan Duru Tan’ın yaşşamını yitirdi. Oynadığı helikopterdeki elektrik kaçağı nedeniyle akıma kapılarak hayatını kaybettiği iddia edilen minik kızın cenazesi, hastanedeki işlemlerin ardından Güneykent Mezarlığı’nda toprağa verildi.

Acılı baba Zafer Tan konuyla ilgili şunları söyledi...

"30 Ağustos benim doğum günümdü. Çocuklarım ve arkadaşımla birlikte yemek yemeye gittik. Hem çocuklar hava alsın hem de güzel günümüzü kutlayalım istedik. Her zaman gittiğimiz bir yerdi. Yemeğimizi ve meyvelerimizi yedikten sonra çocuklar ’biraz oynamak istiyoruz’ dediler ve restorandaki oyun alanına gittiler. Duru helikoptere bindi. Helikopterde oynarken ablası da hemen yan masadaydı. Bir süre sonra ablası yanımıza gelerek, ’Anne kardeşim uyumuş’ dedi. Aramızdaki mesafe 5 metreydi. Annesi hemen çocuğun yanına gitti. Sonra bana bağırdı, ’Zafer koş yetiş’ diye. Gidip kucağımıza aldığımızda çocukta hiç tepki yoktu.

Avucunun içini açtığımızda çocuğumuzun avuç içi simsiyahtı. Elektrik çocuğu sol elinden yakaladığı için direkt kalbine vurmuş. Ambulans 5 dakika içinde geldi. Ancak hastaneye götürürken zaten çocukta hiçbir şey hissetmiyorduk, hiçbir fonksiyonu çalışmıyordu.

Jandarma ekipleri sabaha kadar orada inceleme yaptı. Öğrendiğimize göre 3-4 cihazda elektrik kaçağı olduğunu tespit etmişler. İşletme sahipleri bize dolaylı yollardan ulaşmaya çalıştılar, suçlarını kabul ettiler. ’Biz suçumuzu kabul ediyoruz, size başsağlığına gelmek istiyoruz’ dediler. Ama bunu diyenler, ikinci gün işletmenin faaliyetine devam ettiler. Ben şimdi buradan soruyorum, Allah korusun kendi çocukları ölseydi, ertesi gün o işletmeyi açıp devam ettirebilecekler miydi? Ben bu tür işletme sahiplerine seslenmek istiyorum gerekli önlemleri alsınlar lütfen. Benim başıma geldi, başkasının başına gelmesin. Ben burada bir ihmal olduğunu düşünüyorum ve sorumlulardan da şikayetçi oldum."

Anne Nilgün Tan ise olay anını gözyaşları içerisinde şöyle anlattı...

"Bir süre oynadı, sonra geri geldi meyvesini yedi tekrar gitti. Kapalı olan bir oyuncak vardı, helikopter. Ablası ile gitmişti, oynuyorlardı. Helikopterden bize el salladı. Çalışmıyordu zaten helikopter, para falan atmadık, kapalıydı. Sonra kuzum oradan bana el salladı. Aradan birkaç dakika geçti, sesi çıkmayınca bakmak istedi çocuğuma. Duygu yanındaydı zaten. ’Anne kardeşim uyuyor herhalde’ dedi. Çocuğum yorgun düştü herhalde diye düşündüm. Sonra bir baktım ki kafası aşağıda yatıyor. Benim ciğerimi yaktılar, Allah onların da ciğerini yaksın. Hayatım boyunca kimseye bir şey demedim ama onların da ciğeri yansın. Çocuğum gelmeyecek ama onların da ciğeri yansın. Madem bozuktu kapatın, naylonla sarın, bir şeyler yapın. Çocuğumun eli yanmıştı, içerisi kokuyordu. Bu şekilde ölmeyi hak etmedi benim kızım"