Sefirin Kızı dizisinde şoke eden ayrılık! Veda mesajı yayınladı

Sefirin Kızı dizisinin yıldızı Neslihan Atagül, yaşadığı rahatsızlığın ardından diziden ayrılma kararı aldı. Sosyal medya hesabından bir açıklama yapan Geçirgen bağırsak sendromu olan Neslihan Atagül veda mesajı yayınladı.

Google Haberlere Abone ol
Kaynak: tv100.com

Ekranların sevilen dizisi Sefirin Kızı'nda başrol oyuncusu olan Neslihan Atagül'den korkutan bir haber gelmişti. Atagül'ün sağlık sorunları yaşadığı ve 10 gün rapor aldığı ortaya çıkmıştı. Geçirgen bağırsak sendromu olan Neslihan Atagül flaş bir karar alarak sağlık sorunları nedeniyle diziden ayrılma kararı aldı.

Muğla'da çekilen Sefirin Kızı dizisinin başarılı başrol oyuncusu Neslihan Atagül'den hayranlarını üzecek kötü haber geldi. Ünlü oyuncu Neslihan Atagül'ün sağlık sorunları yaşadığı ortaya çıkmış, önce rapor aldığı doğrulanmıştı. Son olarak ise sağlık sorunları artan ünlü oyuncu diziden ayrılma kararı aldığını sosyal medya hesabından duyurdu.

Neslihan Atagül rapor süresi 26 gün daha uzayınca bu kararı aldığı ortaya çıktı.

Neslihan Atagül'den Sefirin Kızı dizisine veda mesajı

Neslihan Atagül, resmi Instagram hesabından şu mesajı paylaştı: 

Herkese merhaba. Oynarken hücrelerime kadar hissettiğim Nare ile vedalaşıyorum. Ben tolerans göstersem de vücudum o toleransı bana göstermedi. Biraz dinlenmeye ihtiyacım var. Sefirin Kızı ekibime selamlar! Teşekkür ederim arkadaşlar. İzleyicilerimize de teşekkür ederim, hep destek oldunuz. İyi ki varsınız! En yakın zamanda başka hikayelerde görüşmek üzere...

Yapım şirketinden flaş açıklama

Yapım şirketi ise Neslihan Atagül ayrılığını şu sözlerle duyurdu:

Oyuncumuz Neslihan Atagül Doğulu’nun sağlık sorunları nedeni ile senaryomuz ve hikayemizde değişiklikler yapmak zorunda kaldık. Bu nedenle yeni bölümlerimizde Neslihan Hanım’ın aramızda olamayacağını siz değerli izleyicilerimize üzülerek bildiriyoruz.

Sefirin Kızı Nare olarak serüvenimizin en kıymetlilerinden olan sevgili Neslihan Atagül Doğulu’ya tüm özverili çalışması ve bugüne kadarki katkıları için yürekten teşekkür ediyor, geçmiş olsun diliyoruz.

Neslihan Atagül kimdir?

Neslihan Atagül 20 Ağustos 1992 yılında İstanbul'da doğdu. Annesi Beyaz Rus, babası Çerkes kökenlidir. 2005 yılında Erberk Ajansa kayıt yaptırdıktan 2 ay sonra bir reklam filminde oynamıştır. Yeditepe Üniversitesi Tiyatro bölümünde okumaktadır.

Neslihan Atagül, oyunculuk hayatına ilk kez 2006'da Yaprak Dökümü dizisinde Deniz karakteriyle adım atmıştır. Yine 2006 yılında İlk Aşk filminde oynadı ve bu film ile Altın Koza Film Festivali'nde "Umut Veren Genç Kadın Oyuncu" ödülüne layık görüldü. 18 Kasım 2011 tarihinde Atv’de yayına başlayın, Mahsun Kırmızıgül’ün senaristliğini ve yönetmenliğini yaptığı ilk dizi çalışması olan Hayat devam ediyor adı dizide Neslihan Atagül, Fikret Kuşkan, Menderes Samancılar gibi ustalarla oynamıştır. 2012 yılında otobüslerin uğradığı bir mola yerinde çalışan iki gencin öyküsünü anlatan filmde Zehra rolüne hayat verdi. Araf filminde Neslihan Atagül performansıyla izleyenlerin beğenisini kazandı. Neslihan Atagül 2013 yılında Peyami Safa'nın aynı adlı romanından uyarlanan ve yönetmenliğini Sadullah Çelen’in yaptığı, başrolerini Kadir Doğulu ile Paylaştığı Fatih Harbiye adlı televizyon dizisinde oynadı.

2015 yılında senaryosunu Levent Kazak'in yazdığı, yönetmenliğini Abdullah Oğuz'un yaptığı Senden Bana Kalan adlı sinema filminde Ekin Koç ile başrolü paylaşırken Zeynep Kankonde ve Wilma Elles gibi oyuncular da eşlik etmiştir. Ekim 2015 ayında Star TV'de gösterilmeye başlayan, yönetmenliğini Hilal Saral'ın yaptığı başrollerinde Burak Özçivit ve Atagül'ün oynadığı Kara Sevda adlı dizide Zerrin Tekindor ve Kaan Urgancıoğlu da oynamıştır. 2016 yılında Pantene markasının reklam yüzü oldu. Aynı yılın eylül ayında yine aynı markanın bir reklam filminde daha yer aldı. Aksiyon sahnelerinin yer aldığı reklam filmi Madrid'de çekildi.

25 Kasım 2015 tarihinde, 3 yıla yakındır beraber olduğu Kadir Doğulu ile nişanlanmış daha sonra da evlenmiştir.

Neslihan Atagül’ün hastalığı Geçirgen Bağırsak Sendromu nedir?

Neslihan Atagül'ün hızla kilo vermesinin nedeni geçirgen bağırsak sendromu çıktı! Başarılı oyunculuğuyla hayranlarının gönlüne taht kuran Neslihan Atagül'den gelen kötü haberin ardından 'geçirgen bağırsak sendromu nedir?' sorusunun yanıtı merak ediliyor. Peki, Geçirgen bağırsak sendromu nedir?

Ünlü oyuncu Neslihan Atagül'ün hızla kilo vermesinin nedeni geçirgen bağırsak sendromu çıktı! Başarılı oyunculuğuyla hayranlarının gönlüne taht kuran Neslihan Atagül'den gelen kötü haberin ardından 'geçirgen bağırsak sendromu nedir?' sorusunun yanıtı merak ediliyor.

Geçirgen bağırsak sendromu nedir?

Bağırsaklarımızsindirim sistemimizin en önemli parçasıdır. Çünkü besinler bağırsaklarımızda parçalanmaya, sindirilmeye devam eder ve yine burada emilirler. Bağırsaklarımızdaki bu emilim işleminin de tıpkı diğer sistemlerdeki gibi bir işleyişi vardır. Bağırsak hücreleri sıkı bağlantılar ile bitişik bir şekilde dizilmiştir ve bu haliyle bir filtreyi andırmaktadır. Bu filtre sayesinde bağırsaklarımızdan kanımıza yalnızca sindirilmiş besinler, sıvılar, vitamin ve mineraller gibi zararsız maddeler geçebilirler. Eğer bağırsak hücreleri arasındaki bu sıkı bağlantı bozulursa kanımıza zararlı organizmalar ve toksinler gibi istenmeyen maddeler de karışabilirler. İşte “geçirgen bağırsak sendromu” olarak adlandırılan bu problem, bağırsak duvarının geçirgenliği ile ilgilidir.

Geçirgen bağırsak sendromu neden olur?

Yukarıda da belirttiğimiz gibi geçirgen bağırsak sendromunun nedeni, bağırsak hücreleri arasındaki bağın bozulmasıdır. Peki ama bu bağ neden bozulur? Uzmanlar bunun pek çok farklı nedeni olabileceğini söylüyorlar. Ama genel olarak birçok problemde olduğu gibi bunda da tahriş edici ajanlara karşı bağışıklık sisteminin verdiği bir tepkinin söz konusu olabileceği görüşündeler. Daha anlaşılır bir ifadeyle, eğer bağırsaklarınıza sürekli olarak alerjen maddeler temas ederse, bunun sonucunda bir stres ortaya çıkarsa, bağırsak bakterilerinin düzeni değişirse bağırsak hücreleri baskı altında kalmaya başlayabilir. Bunun sonucunda hücrelerin yapısı bozulabilir veya işlevleri azalabilir. Tüm bu problemlerse uzun vadede bağırsak duvarının geçirgenliğinin artmasına neden olabilir.

Geçirgen bağırsak sendromu belirtileri nelerdir?

Yukarıda saydığımız nedenlere bağlı olarak ortaya çıkabilen geçirgen bağırsak sendromu, kendisini bazı belirtilerle belli edebilir veya başlı başına bir hastalıkla da gösterebilir. İşte o belirtilerden bazıları:

Besin alerjileri
Bağışıklık sistemi hastalıkları
Deri hastalıkları
Nörolojik hastalıklar
Vitamin eksiklikleri
Tedavi edilemeyen depresyon ve anksiyete
Sürekli devam eden baş ağrısı ve migren
Fibromiyalji
Kabızlık ve ishal gibi sindirim problemleri
Aşırı kilo ve kilo vermekte zorlanma
Irritabl bağırsak sendromu
Kronik yorgunluk

Hastalığa iyi gelen besinler

Kemik suyu: Kolajen ve hasarlı hücre duvarlarını iyileştirmeye yardımcı olabilecek amino asit, proline, glisin ve glutamine içermektedir. Sızdıran bağırsakları ve otoimmün hastalıkları iyileştirmeye yardımcı olmaktadır.
Fermente süt ürünleri: Bağırsakların iyileşmesine yardımcı olabilecek hem probiyotikleri hem de kısa zincirli yağ asitlerini barındırmaktadır. Kefir, ev yoğurdu, ekşi krema, ghee (tereyağından saf yağ yapılması işlemi) en iyileridir.
Fermente sebzeler: Bağırsak pH'sını ve bağırsağı destekleyen probiyotikleri dengeleyen organik asitler içermektedir. Sauerkraut ( alman lahana turşusu) , kimchi (mayalanmış kırmızıbiber ve sebzelerden özellikle Çin lahanasından yapılan, geleneksel bir Kore yemeği) ve kvass (sebzelerle yapılan bir içecek) zengin kaynaklardır. Floranın “Lactobacillus acidofillus” kısmını üretmektedir.
Tüm hindistan cevizi ürünleri: Hindistan cevizinde bulunan MCFA’lar (orta zincirli yağ asitleri) diğer yağ asitlerinden daha kolay sindirilebilmekte, böylelikle sızdıran bağırsağı en iyi şekilde onarmaktadır. Ayrıca, hindistan cevizi kefiri, sindirim sistemini destekleyen probiyotikleri içermektedir.
Tüm bunların dışında omega-3 yağlı gıdaları tüketmek faydalıdır. Çim beslemeli sığır eti, kuzu ve somon gibi vahşi yakalanmış balıklar gibi anti-inflamatuar (iltihapla savaşan) gıdalar da sızıntılı bağırsağı tamir etmek için en yararlı gıdalardır.

Geçirgen bağırsak sendromuna karşı ne tür önlemler almalıyız?

Geçirgen bağırsak sendromunu detaylı bir şekilde açıkladıktan sonra asıl önemli konuya gelelim. Bu problemden korunmak için ne tür önlemler alabiliriz? İşte bağırsak sağlığınız için izlemeniz gereken o adımlar:
İşlenmiş ve paketlenmiş gıdalardan uzak durun; doğal besinler tüketin. Çünkü doğal olmayan besinler tarım ilacı, ağır metal vb. zararlı maddeler içerebilirler. Bu maddeler ise bağırsak duvarına daha fazla zarar verme potansiyeline sahiptir.
Şeker tüketimini sınırlandırın. Çünkü şeker bağırsak florasını bozabilir ve geçirgenliğini arttırabilir.
Stresten uzak durun. Stres sürekli hale gelirse vücut yıkım mekanizmalarını harekete geçirir. Sonuçta başta bağırsak problemleri olmak üzere pek çok sağlık sorunu ortaya çıkabilir.
Gereksiz ilaç kullanımından sakının. Gereksiz ilaç kullanımı, bağırsak florasını bozan en önemli etkenlerdendir.
Lifli gıdalar, probiyotik besinler tüketin. Tüm bunlar bağırsaklarınızdaki dost bakterileri beslemenizi ve bağırsak florası sağlığını desteklemenizi sağlar.
Doğru yağları tüketin. Zeytin yağı, hindistan cevizi yağı gibi sağlıklı ve doğal yağları tüketmeyi tercih edin. Bu türden yağlar bağırsak hücrelerinizin beslenmesine yardımcı olmaktadır.

Geçirgen bağırsak sendromu tedavisi

1. Sebepleri yok et: İlk adım leaky gut sendromuna sebep olan durumları hayatınızdan çıkartmak.

Karbonhidrat tüketimini azaltın. Çünkü bağırsak floranızı bozan ve geçirgenliği arttıran besinlerin neredeyse tamamı şeker içerir. Tavsiyem düşük karbonhidrat diyeti ile başlamanız olacak.
Gluten ve lektin tüketmeyin. Gluten, buğday, arpa, çavdar gibi birçok besinde bulunan ve bağırsak duvarına zarar veren bir besin. Toplumun bir kısmında bulunan gluten hassasiyeti leaky gut oluşumunda ciddi şekilde rol oynar. Lektin ise kuru baklagiller, işlenmiş süt ve patates, buğday gibi birçok besinde bulunur ve aynı gluten gibi bağırsak duvarına zarar verir. Dolayısıyla hayatınızdan gluten ve lektini çıkartın. Bu tedavinin en önemli adımı!
Doğal besinler tüketin. Çünkü doğal olmayan besinler çok fazla tarım ilacı, ağır metal ve benzeri zararlı bileşene maruz kalırlar. Dolayısıyla doğal olmayan besinler bağırsak duvarına daha fazla zarar verme potansiyeline sahipler. Ayrıca doğal olmayan besinlerin lektin içeriği çok daha fazladır.

2. Tedavi için doğru beslen: İkinci adım leaky gut (geçirgen bağırsak) sendromu tedavisinde kullanılacak doğru besinleri hayatınıza sokmak olmalı.

Kemik suyu tüketin. Kemik suyu içerdiği kolajen ve değerli aminoasitler ile bağırsak duvarındaki hücrelerin tamirini hızlandırır. Tavsiyem haftada en az iki gün kemik suyu tüketimi. Kemik suyu tarifimi öğrenmek isterseniz kemik suyunun faydaları ve tarifi adlı yazımı okuyabilirsiniz.
Lifli gıdalar tüketin. Bağırsak bakterilerinizi beslemek için yapacağınız en iyi şey lif tüketmek olacaktır. Unutmayın, sağlıklı bağırsak bakterileri, sağlıklı bir beden demek.
Probiyotik besinleri tüketin. Evde yapacağınız doğal probiyotik besinler (kefir, sauerkraut, kombu çayı gibi) bağırsak bakterilerinizin güçlenmesine yardım eder.

3. ve 4. Bağırsağınızı onarın ve probiyotik ile destekleyin: Üçüncü ve dördüncü adımda artık zarar vermediğiniz ve iyileşmesi için ona doğru besinleri sunduğunuz bağırsak duvar hücrelerini daha hızlı onarmaya çalışmalısınız.

Glutamin takvitesi alın. Çünkü glutamin bağırsak üzerindeki inflamasyonu azaltır ve hücrelerinizin kendi koruma sistemlerini oluşturmasına yardım eder. Günlük iki gram glutamin yeterli olacaktır.
Meyan kökü supplementlerine yönelin. Çünkü meyan kökü mide asit salgısını ve stresin en önemli göstergesi olan kortizol salınımını azaltır. Bu durum bağırsak geçirgenliğini tedavi etmek için bize ciddi şekilde yardım eder. Günde 300 mg tüketim yeterli olacaktır.
Probiyotik takviyesi alın. Bağırsak bakterileriniz leaky gut sendromunun tekrarlanmaması ve bağırsak hücrelerinizin hızlı bir şekilde onarılması için oldukça önemlidir. Tavsiyem doğru bakteri bileşimine sahip probiyotik ürünlerden (günlük 20 milyar bakteri olacak şekilde) tüketmeniz.