Arkeologları hayrete düşürdü

Bilim insanları Bitlis'in Adilcevaz ilçesindeki Alihger Dağı'nda bir mağarada bulunan güneş, dağ keçisi, geyik, insan, tanrıça sembolü ve farklı motiflerin yer aldığı kaya resimlerine ilişkin araştırma yapıyor.

Google Haberlere Abone ol

Van YYÜ Arkeoloji Bölümü Başkanı Prof. Dr. Rafet Çavuşoğlu, "Bölgede Urartu kalıntılarının olduğunu biliyoruz ama daha eskiye ait bir bulguyla karşı karşıya olduğumuz için buranın önemi büyük" dedi.

Araştırma görevlisi Sinan Kılıç ise, "Elleri havada insan figürünü, Göbeklitepe'nin taş stellerinde kabartma olarak görüyoruz. O zaman diyebiliriz ki bu figürlerin geçmişi 12 bin yıllık. Bizi çok heyecanlandırdı" diye konuştu.

Bir grup dağcı tarafından, ilçeye 25 kilometre uzakta, 12 metre uzunlukta ve 7 metre genişliğinde mağara bulundu. Alihger Dağı'nda bir kayalığın ortasında bulunan mağaranın duvarlarında, geçmiş dönemlere ait çeşitli figürler tespit edildi.

Mağaradaki resimler, bilim adamlarında merak uyandırdı

Boyayla çizilen güneş, dağ keçisi, geyik, insan, tanrıça sembolü ve farklı motiflerin yer aldığı resimler, bilim adamlarının dikkatini çekti.

Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Başkanı Prof. Dr. Rafet Çavuşoğlu, araştırma görevlisi Sinan Kılıç ve Ahlat Müze Müdürlüğü ekipleri, mağaranın bulunduğu bölgede araştırma yapıyor.

Prof. Dr. Çavuşoğlu, AA muhabirine, doğal mağaranın tescillenmesi ve korunması için Ahlat Müze Müdürlüğünce çalışma yürüteceklerini söyledi.

Mağaranın koordinatları ve ölçümlerinin belirlendiğini anlatan Çavuşoğlu, buranın öneminin herkesçe bilinmesi gerektiğini ifade etti.

Çavuşoğlu, mağaranın, son dönemlerdeki en önemli keşiflerden biri olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:

"Özellikle Adilcevaz bölgesindeki mağaranın, boya yöntemiyle insan, güneş, hayvan ve farklı sembol şeklindeki motiflerle bezenmiş olması çok değerli. Bölge prehistoryası açısından çok önemli. Bölgede Urartu kalıntılarının olduğunu biliyoruz ama daha eskiye ait bir bulguyla karşı karşıya olduğumuz için buranın önemi büyük. Burada dinsel bir tören de yapmış olabilirler. Avcılıktan sonra mağarada bulunan ana tanrıçanın önünde sunum yapmış olabilirler. Buradaki kalıntıların tarihinin, günümüzden yaklaşık 10 bin yıl öncesine kadar gitme ihtimalinin çok yüksek olduğunu düşünüyoruz. Ancak hangi döneme ait olduğu arkeolojik kazılarla söylenebilir. Burada kazı yapılması için çalışma yürüteceğiz."

"Tarih öncesine ait çok önemli bir yer"

Araştırma görevlisi Kılıç ise Van Gölü havzasında uzun yıllardır tarih öncesi dönemlere ilişkin araştırma yaptıklarını ve ilk kez böyle bir yerle karşılaştıklarını dile getirdi.

Kalıntıların bölgenin tarihi ve turizmi için önemli olduğunu belirten Kılıç, şöyle devam etti:

"Burada hem bölge tarihi hem de arkeolojisi açısından dünyada ender bulunan mağara resimleri var. Burada ilk kez böyle kalıntılarla karşılaşıyoruz. Mağaranın tam karşısında ellerini havaya kaldırmış figürün ana tanrıca olduğunu anlıyoruz. Ana tanrıça geleneğinin bölgede 12 bin yıldan uzun bir geçmişi var. Ana tanrıça dışında tapınan insan ve bazı hayvan figürleri var. Elleri havada insan figürünü, Göbeklitepe'nin taş stellerinde kabartma olarak görüyoruz. O zaman diyebiliriz ki bu figürlerin geçmişi 12 bin yıllık. Bizi çok heyecanlandırdı. Bizim için tarih öncesine ait çok önemli bir yer oldu. Burası bilimsel olarak kayıtlara geçecek."

Adilcevaz Kültür, Sanat ve Turizm Derneği Başkanı Cumali Birol ise bölgenin tarihi zenginliğine değinerek, "Doğada zaman zaman yürüyüşler yapıyoruz. Yürüyüş yaptığımız sırada burada bir mağara tespit ettik. Yapılan çalışmalarda geçmişi çok eskilere dayanan bir yaşam izine rastlandı. Bu buluntunun gün yüzüne çıkarılması ilçemiz açısından çok önemli." şeklinde konuştu.