Ali Koç... Nihat Özdemir… Cem Yılmaz... Şafak Sezer… Zafer Algöz

Lafı hiç uzatmadan söyleyeyim; Fenerbahçelilerin takımlarına olan tutkularına hayranım. Cesaretlerine de öyle! Verdikleri desteğe de...

Takımları için her şeyi yapabiliyorlar
Ne gelebilecek tepkileri umursuyorlar ne de başka bir şeyi
Emin olun Koç Grubu’nun başında bir Galatasaraylı olsaydı takımına bu desteği veremezdi.
Fenerbahçe’nin neredeyse her takımına sponsor olan Ali Koç diğer takım taraftarlarından gelebilecek tepkileri zerre umursamıyor.
Takımına grubun bütün imkanlarını sunuyor
Valla bravo!

“Galatasaray’ı affetmeyeceğim”

Sizce bu sözü söyleyen biri futbol federasyonu başkanı olabilir mi?
Cevap basit sadece Türkiye’de olabilir.
2011-2012 sezonu inanılmaz bir sezondur
Galatasaray normal sezonu 9 puan önde bitirmişti
Sonra bir play-off uyduruldu
Amaç çok belliydi
Ama federasyon umursamadı, kararı aldı
Fenerbahçe yeniden yarışın içine sokuldu
Şampiyonluk son maça kaldı
Son maçın oynanacağı stadyum ise “büyülü” Kadıköy’dü.
Fenerbahçe kazanırsa şampiyon olacaktı.
Şampiyonluk kupasının da Kadıköy’de verilmesi kararlaştırıldı.
Karar alındı
Nasılsa 50 bin kişi önünde Fenerbahçe kazanır diye düşünülüyordu
Ancak beklenti gerçekleşmedi. Galatasaray bir şekilde yenilmedi sonrası tam bir skandaldı.
Fenerasyon pardon federasyon başkanı direndi,
Stadın ışıkları karartıldı.
Federasyon başkanı. Kupayı Galatasaray kaptanının eline tutuşturdu.
Yüzünün ifadesi her şeyi anlatıyordu.
Galatasaraylılar şampiyonluklarını rakiplerinin stadında kutladı
Sonrasında yaşananlar içinse o dönem Fenerbahçe yöneticisi olan
Nihat Özdemir Galatasaray’ı suçladı ve “Galatasaray’ı asla affetmeyeceğim” dedi
O kişi şimdi futbol federasyonu başkanı…

Sevgilerini saklamıyorlar

Cem yılmaz sıkı bir Fenerbahçeli
Şafak Sezer de öyle
Zafer Algöz’se iyi bir Beşiktaşlı
Üçü de takımlarına olan sevgilerini, tutkularını göz önünde yaşıyorlar
Başka takım taraftarları ne der diye hiç düşünmüyorlar
Doğrusu da bu
Ama aynı cesaret, aynı özgüven Galatasaraylı olduklarını söyleyen sanatçılarda bence yok.
Örneğin “Behlül” Kıvanç Tatlıtuğ
Örneğin “Ezel” Kenan İmirzalıoğlu
Neredeyse takımlarını açıklarken “fısıldayacaklar”