Gereksiz antibiyotik kullanımı bakın bağırsağımıza ne yapıyor!

Antibiyotiklerin bağırsak florası üzerinde etkinliği ile ilgili yapılan bir araştırma da ABD ‘de her dört kişiden ikisinin; Almanya’da ise her dört kişiden bir tanesinin yılda ortalama 1-2 kez antibiyotik kullandığı tespit edilmiştir.

Bizim ülkemizde de çok yaygın bir şekilde antibiyotik kullanılmaktadır. Peki şöyle bir soru soralım? Antibiyotik kullanmamızdaki en yaygın sebep ne? Cevap: üşütme
Aslında üşütmenin sebebi bakteriler değil virüslerdir. Virüslere antibiyotikler etki etmez yani antibiyotikler sadece mikroplar üzerinde etkilidir, virüslere karşı hiçbir etkisi söz konusu değildir.


Dolayısıyla üşütme için kullanılan antibiyotiklerin hastalığa hiçbir faydası olmayacaktır.
Antibiyotikler bir çok mikrobik hastalıkta evet güvenilir biçimde kullanılabilir ve geniş spektrumlu oldukları için daha uzakta olan bakterileride öldürür.
Gereksiz antibiyotik kullanımı biz de faydalı olan bir çok bakterininde ölümüne sebep olur ki bu da bize çok ciddi zararlar getirir.
Eğer gerçekten antibiyotik kullanımı söz konusu ise artıları ve eksileri iyi düşünmek lazım!Örneğin: ağır bir akciğer enfeksiyonu söz konusuysa gerçekten antibiyotikler mecburen kullanılır ve mükemmel bir şekilde bakterilerin çoğalmasına engel olur, ama onun dışında üşütmeden dolayı antibiyotik kullanıyorsak bağırsağımızdaki bir çok bakteriler ölür ve bağışıklık sistemimiz diğer hastalık uyarıcılarına karşı zayıf kalır.


Antibiyotiklerin bağırsağımıza olan zararını vücudumuz bize gösteriyor. Nasıl mı gösteriyor? Şöyle söyleyeyim; antibiyotik aldığımızda genelde ishal oluruz, ishal olmuyorsak bile ertesi sabah kalktığımızda kocaman bir dışkıyla boşaltım olur. Bu dışkı öldürülmüş iyi bakterilerdir!
(Bedenimize kulak verirsek aslında o bizimle konuşuyor)

Antibiyotik kullandığımızda önce direk mideye, oradan bağırsağa geçer sonra da kana geçer, bağırsakdaki bir çok bakteri topluluğuna gider onları zehirler, öldürür ve dışkılama ile dışarı atılır.
Sonuç olarak; bağırsağımızdaki bakterilerimizin çeşitliliği azalır, yetenekleri değişir, vitamin üretimi durur, bağırsağımızdaki bu iyi bakteriler aynı zamanda bir çok hormonu ve bir çok vitaminide sentezliyor.
Sürekli vitamin eksikliğinin olmasının bir sebebi de yine bu bağırsak florasının bozulmasıdır,florayı bozan en önemli etkenlerin başında da gereksiz antibiyotik kullanımı gelir. Peki bir çok iyi bakterimiz( probiyotikler)öldüğünde bağırsağımızın içerisinde ne olur?
Cevap: İyi bakteriler gidince kötü bakteriler çoğalmaya başlar. Yapılan bir araştırmaya göre antibiyotik alımının iki sene sonrasında bile hala bağırsakdaki kötü huylu bakteriler saptanmış.
Mecburen antibiyotik almak zorundaysak yanında mutlaka bir prebiyotik almamız gereklidir.
Nedir bu prebiyotik? Bağırsağımızdaki iyi bakterilerin en sevdiği gıdalardır.Prebiyotikler probiyotiklere göre gündelik kullanıma çok daha açıktır. Yani bunu her gün alabiliriz. Bağırsağın herhangi bir yerinde iyi bakteri azalmıştır ama yinede vardır ,iyi bakteriler bu gıdaları yer,çoğalır ve kötü bakterilere karşı üstünlük sağlar.
Bu çok basit gibi görünse de faydası çok büyüktür. Bağırsağımızda ki dost bakterilerden; Bifidobakteriler ve laktobasillerin en sevdiği gıdalar: hindiba, enginar, kuşkonmaz, yeşil muz, yer elması, havuç , pırasa vb. (bunları bol bol tüketmeliyiz)
Dünyada ki en güçlü prebiyotik ise akasya ağacının gövdesinde ki bir reçinedir. (Akasya gamı)
Eğer bağırsak florasını herhangi bir şekilde bozduysak tekrar onarmak elimizde! Antibiyotik kullanırken yanında mutlaka prebiyotik alınmalıdır. Mümkünse lifli beslenmeliyiz ve meyvaların kabuklarını soymadan tüketmeliyiz.