İlişkilerde Bugün; Kalp Karışık, Niyetler Kaymaya Açık
Bugün ilişkilerde garip bir durum var; herkes seviyor ama kimse tam gösteremiyor. Daha
doğrusu gösteriyor da… biraz fazla süsleyerek gösteriyor. Hani bazen dışarı çıkmadan önce
aynaya son bir bakarsın ya, bugün herkes ilişkisine öyle bakıyor. “Biz nasıl görünüyoruz?”
sorusu, “biz nasılız?” sorusunun önüne geçiyor. Şöyle düşün; yan yana oturan iki insan var.
Gülüyorlar, konuşuyorlar, her şey güzel gibi. Ama içlerinden biri gerçekten orada, diğeri
sadece o anın fotoğrafında güzel çıkmakla meşgul. İşte bugün tam olarak bu fark
hissedilecek. Zorlamaya gerek yok; zaten kendini belli edecek.
Bir de şu var… bugün insanın canı ilgi istiyor. Normalden biraz daha fazla. “Beni fark et”,
“beni beğen”, “bana güzel bir şey söyle” ihtiyacı yükseliyor.
Güzel tarafını da söyleyeyim; ortamda ciddi bir flört havası var. Sohbetler akıyor, insanlar
daha açık, daha sıcak. Göz göze gelmeler, küçük elektriklenmeler… hani şu “bir şey oldu
ama adını koyamadım” hali var ya, aynen o. Ama şunu da net söyleyeyim; bugün başlayan
her şey büyük aşk değil. Bazısı sadece hoş bir an, o kadar.
Sadakat kısmı bugün gerçekten ince bir çizgide duruyor. “Ne olacak canım, sadece
konuşuyoruz” diye başlayan şeyler var ya… işte o masum görünen yer aslında en kritik
nokta. Çünkü bugün insanın dikkati çok çabuk kayıyor. Bir mesaj geliyor, cevap veriyorsun.
Sonra bir bakmışsın sohbet uzamış. “Zaten kötü bir şey yapmıyorum” diyerek devam
ediyorsun ama işin rengi yavaş yavaş değişiyor.

Burada mesele aldatmak değil aslında; mesele niyetin kayması. Sen sadece konuştuğunu
sanıyorsun ama o konuşma seni iyi hissettirmeye başlıyor. İlgi görmek hoşuna gidiyor, karşı
tarafın seni anlaması, seni dinlemesi… derken fark etmeden bir bağ oluşuyor. İşte tam bu
noktada sınır bulanıklaşıyor. Çünkü fiziksel bir şey yok ama zihinsel olarak oraya kaymış
oluyorsun. Bir de işin gizleme tarafı var. Telefonu ters çevirme, mesajı silme, “önemli değil”
diyerek geçiştirme… Bunlar küçük detay gibi durur ama aslında en büyük sinyallerdir. Çünkü
insan saklamaya başladıysa, orada bir şey büyüyordur. Bugün bu tarz durumlar daha çok
yaşanabilir.
O yüzden kendine şu soruyu sormak yeterli; “Bunu partnerim görse rahat olur muyum?”
Cevap hayırsa, zaten sınır aşılmıştır. Aslında kimse durduk yere kötü bir şey yapmak
istemiyor. Ama ortam öyle bir hale geliyor ki, küçük bir adım fark etmeden büyük bir kapıyı
açabiliyor. O yüzden net olan kazanır. Ne istediğini bilen, çizgisini koruyan, aklını karıştırmaz.
Ve en ilginç tarafı şu; gerçekten sevenle sadece rol yapanın farkı çok net ortaya çıktığı gün.
Perde açıldı. Herkes kendi rolünde.