Brüksel’de bizi ne bekliyor?

Toplantıda en önemli başlıklardan biri Türkiye olacak. Yani; Doğu Akdeniz'deki gerginlik ve AB'nin Türkiye'ye yönelik yaptırım olasılığı dahil izleyeceği politikalar. Bu toplantı bu nedenle sonuçları açısından merakla bekleniyor.

AB İNANDIRICI MI?

AB, Ekim başı oturumunda da Ankara’nın Doğu Akdeniz'de tek taraflı faaliyetlerine devamı halinde Aralık liderler toplantısında yaptırım kararı alacağı tehdidinde bulunmuştu. Hatta Türkiye’nin askerlerini Kıbrıs’ta. geri çekmesi ve Maraş’ı da kapamasını istemişti. Bu tabii ki AB iddiası. Ortada açık olan birşey varsa o da Ankara’nın Doğu Akdeniz ve Ege’de kendi doğal meşru hakkını aradığı gerçeğidir. Kıbrıs’ta da KKTC paralelinde ona keza.

Öte yandan AB, gerilimin artmaması durumunda ise Türkiye'ye gümrük birliğinin güncellenmesi, vize serbestisinin müzakere edilmesi, göç anlaşmasının yenilenmesi ve Doğu Akdeniz için uluslararası konferansı da içeren bir teklifin geleceğini iddia etmişti.

Tabii ki buna benzer Avrupa Birliği’nin daha önce de teklifleri olmuş ancak daha sonra Türkiye verdiği sözleri tutmasına rağmen Avrupa Birliği samimiyetsiz bir tavır göstererek benzer taahhütlerinden hiçbirini yerine getirmemişti.

O nedenle Avrupa Birliği’nin bu son Aralık Zirvesi teklifleri de Ankara tarafından yine samimi bulunmuyor.

Malum, Türkiye bu arada, zirve öncesi gelişmeler paralelinde, AB ve Yunanistan’ın düşmanca tutumu nedeni ile, Eylül ortası Antalya’ya geri çektiği Oruç Reis araştırma gemisini Ekim ortasından tekrar itibaren Yunanistan’ın Meis ve Girit adaları arasındaki bölgede sismik araştırma için görevlendirdi. Son olarak da, iyi niyet göstergesi olarak Kasım sonu gemiyi tekrar geri çağırdı.

İŞTE MASADAKİLER

Peki şimdi ne olacak? Gelirse yaptırımlar neleri kapsayacak?

10-11 Aralık AB Zirvesi’nde, konuşulan bu yaptırımları tahmin edeceğiniz üzere, Yunanistan, Fransa ve Kıbrıs Rum Kesimi istiyor. Ve en ağır yaptırımlar olaram Türkiye’ye karşı şu olası başlıklar hedefleniyor;

-AB mali kaynakları, katılım öncesi fonlardan kesintiler

-Gümrük Birliğinin askıya alınması. AB içinde Türk malları ve ihracatına yönelik kısıtlamalar. Yunan Dışişleri Bakanı Dendias, bu konuda AB Komisyonu’na mektup yolladı.

-Hidrokarbon yatakları araştırmalarına yönelik şahıs, kurum düzeyi yaptırım. Malum, daha öne iki TPAO mensubuna yaptırım gelmişti.

Bu konuda, Fransa’nın her konuda her yerde Türkiye’ye saldırmasının arkasında ise Ankara’nın, Paris’i,
Suriye’de, Libya’da, Azerbaycan’da Dağlık Karabağ’da ve Kıbrıs’ta engellemesi ve oyunlarını bozması var.

Doğu Akdeniz’de şirketleri ile araştırma yapmak isteyen ve durdurulan Fransa karşısında Türkiye’yi karşısında buluyor

ALMANYA ÖNEMLİ

Yaklaşan Zirve’de bu yaptırımlar için uğraşan Fransa, Yunanistan, GKRY’ye karşı birliğin dinamosu Almanya’nın tutumu belirleyici olacak. Tıpkı Ekim’deki toplantıda olduğu gibi. Halen İtalya ve İspanya da Türkiye’ye karşı yaptırımlara sıcak bakmıyor ve diyalog öneriyor.

Hep birlikte göreceğiz neler olacağını. Görünen, bazı sembolik yaptırımların çıkabileceği ancak yukarıdaki saydığımız ağır maddeleri çıkaracak kadar AB’nin Türkiye’yi kaybetme anlamında ileri adımlar atamayacağı.