CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu: Türkiye'nin bütün sorunlarını çözmeye talibiz

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında gündemi değerlendirdi. CHP Lideri Kılıçdaroğlu, Tükiye'nin yaşadığı tüm sorunlara talip olduklarını ve bunları düzeltmek istediklerini söyledi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu: Türkiye'nin bütün sorunlarını çözmeye talibiz

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında gündemi değerlendiriyor.

Kılıçdaroğlu'nun konuşmasından önemli başlıklar şöyle:

Bir şeyden bütün vatandaşlarımın emin olmasını isterim. Bizim kişisel bir hırsımız, merakımız yok. Biz bu ülkenin büyümesi, kalkınması, her evde huzurun olması, Türkiye'de huzurun olması için mücadele eden bir partiyiz. Her annenin çocuğunu huzur içinde yatağına yatırdığı, işsiz evladına rahatlıkla iş bulabildiği bir Türkiye istiyoruz. Alın terinin karşılığını aldığı bir Türkiye istiyoruz. Huzur içinde yaşamak istiyoruz. Her türlü düşüncenin özgürce tartışıldığı, insanların düşüncelerini açıkladı diye hapse atılmadığı, tam tersine farklı düşüncelerinin Türkiye'nin önünü açtığı ve bu çerçevede hepimizin kucaklaştığı bir Türkiye istiyoruz. Kavga değil huzur istiyoruz. Toplumu ayrıştırmak değil, kucaklaşmak istiyoruz. Bizim hedefimiz bu. Onlar ayrıştırıyorlar biz kucaklaşacağız. Kimlik üzerinden siyaset yapmayacağız. İnanç, yaşam tarzı üzerinden siyaset yapmayacağız. Hiçbir ayrımcılık yapmadan, 85 milyonu kucaklayacağız.

Bütün karamsarlığa rağmen güzel imzaların da atıldığı bir Türkiye'deyiz. İstanbul Barosu seçimleri yapıldı. İlk kez bir kadın İstanbul Baro Başkanı oldu. Filiz Saraç. Telefon açıp kendisini kutladım.

Avukatla, savcının aynı platformda olması lazım. Biri iddia, biri savunma makamıdır. Biz adaleti de yeniden inşa etmek istiyoruz. Gezici mahkemeler istemiyoruz. Kimin davası nereye düştü hakim vicdanına göre karar verecek sarayın istediğine göre değil. Gezici mahkemelere de son vereceğiz. Adalet neredeyse onu arayıp bulacağız.

Gezi aileleri burada. Onlara da hoş geldiniz diyorum. Gezi olayları Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin, vatandaşlarının haksızlık karşısında yükselttikleri sestir. Bu ses bir bayraktır. Bu bayrak Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin bayrağıdır. Demokrasi, adalet bayrağıdır o bayrak. Milyonlarca gencimizin haykırdığı, adalet istediği bir bayraktır.

Yargılanıyorlar. 13. Ağır Ceza Mahkemesi bir soru bile sormadan, bir tek tanık bile dinlemiyor, delil var mı yok mu onu bile araştırmıyor 'Sizi hapse atacağım' diyor. Vicdan sahibi olanların vicdanına havale ediyorum bu duruşmayı. Ne olursa olsun, bedeli ne kadar ağır olursa olsun bu ülkeye adaleti ya getireceğim ya getireceğim. Adalet kutsal bir kavramdır. Bu kadar tahrip edemezsiniz adaleti. 6 aydır içerideler. Tek soru sorulmadan. Vera'yı babasıyla buluşturacağım ahtım var.

Gezi'ye buradan selam göndermek benim boynumun borcudur.

Amasra'da faciada 41 kişi hayatını kaybetti. Kim bu işin sorumlusu hala belli değil. Bu işten nasıl sıyırırız hesabı yapıyorlar. 41 kişinin hesabını kim verecek? Yetimlere hesabı kim verecek? Kimin ne yaptığı, asıl fail belli değil.

Faciada ölümleri arttıran etkenlerin başında madendeki havalandırma sisteminin yanlış planlanması geliyor diye rapor yazılmış. Havalandırma sistemini yanlış yapıyorsunuz ve 41 insanın hayatına mal oluyor. İktidar makamları da gittiler, gezdiler. Orası ağlama duvarı değil, siz görevinizi yapacaksınız. Bu işin sorumluları kim onu bulacaksınız. Soma gibi olayı kapatmak istiyorlar.

Anadolu farklı bir şey. Eğer dert dinlemek, sorunları yerinde görmek istiyorsanız Anadolu'ya gideceksiniz. Ankara'da oturup ben dert dinledim diyemezsiniz. Gidiyor bir yere beyefendi, valiler il başkanı gibi çalışıyorlar. AK Partili yöneticiler evlere giremediği için devletin memurlarını gönderiyorlar.

Tokatlı kardeşlerime söyledim. Bu fabrikanın önünde bir toplantı yaptım. 20 yıldır AK Parti hükümetlerinin yaptığı bir tek fabrika var mı? Gübre, şeker, yem fabrikası yaptın mı? Çiftçi kardeşim gübreyi alıyorum pahalı diyorsun, niçin yapmıyorlar diye soracaksın. Yapılanların tamamını sattılar ve yediler.

Açık ve net söylüyorum AK Parti iktidarları yeni bir fabrika yapabilecek düşünceye sahip değiller. Onlar tam anlamıyla yıkım ekibiler.

Ulusal Süt Konseyi yaptılar ama başındaki kişinin fabrikası var. Ne kadar ucuza alırsa o kadar iyi olacak fiyatı arttırmıyor bir türlü. Kim o işi erbabıysa süt üreticilerinden birini getireceğiz başına.

Sivas Anadolu'nun kalbi. Sivas'ın 1233 köyü var. Sivas, Tokat gibi göç veren bir kent. Sivaslı kardeşlerime söyledim. Milli Eğitim Bakanlığına da açık çağrı yaptım. Bu 22 okulun arsalarını bize verin size bir yıl içinde okulları yapacağız, donanımı yapacağız. Her şey mükemmel olacak ve okulları bakanlığa teslim edeceğiz.

Koyunhisar ilçesine de uğradım. İtfaiye aracı olmadığını öğrendim. Koyunhisar Belediye Başkanımız kabul ederse kendisine bir itfaiye aracını bu hükümet yapamadı, biz yeni, kullanılmış aracı teslim edeceğiz. Gerçekten bunlar yıkım ekibi. Anadolu'nun içini boşalttı bunlar.

"Türkiye'nin bütün sorunlarını çözmeye talibiz"

Demir Çelik Fabrikası Sivas'ta 1987 yılında kurulmuş. Binlerce kişinin gelir kaynağı. Bu fabrikayı aldılar bir mafyaya teslim ettiler. Mafyayla bunların arası çok iyi biliyorsunuz özellikle uyuşturucu mafyasıyla ilişkileri çok iyi. Bu fabrikaya 6183 sayılı kanuna göre el koyacağız. Bu fabrika yine çalışacak. İşçiler iş başı yapacak. Fabrikaların bacası tütecek. Burada demir üretilecek. Türkiye en azından dışarıdan hurda demir bile ithal etmeyecek.

Bunlar fabrikayı çalıştıramazlar. Sen yetki vereceksin bize. Sandığa gideceksin. Sivas belediye başkanlığını bize verin en geç 5 yıl içinde büyükşehir belediye başkanlığı haline getireceğiz. En çok Sivaslı Sivas dışında yaşıyor.

Türkiye'nin bütün sorunlarını çözmeye talibiz.