Gün Zorlu Başlasa da Umut Var
Sabah uyandınız, güzel bir kahvaltı yapıp işlerinizi yoluna koymayı düşünüyorsunuz. Daha çayınızı içmeden telefon çaldı, canınızı sıkan bir haber aldınız. Ardından hiç hesapta olmayan bir ödeme çıktı. Tam evden çıkacaksınız, bu defa da birinin son dakika değişen planlarıyla uğraşmak zorunda kaldınız. Daha günün başında “Acaba bugün daha neler yaşayacağız?” diye düşünmeye başladınız. Oysa günün ilk saatlerinde yaşadıklarımız, geri kalanının nasıl geçeceğini belirlemiyor.
14 Ekim'de özellikle sabırsız davranmaya yatkınız. Bir an önce sonuç almak, beklediğimiz cevabı duymak, üzerimizdeki sorumlulukları tamamlamak istiyoruz. Fakat herkes bizim kadar istekli olmayabilir. Bir telefonun açılmaması, verilen sözün tutulmaması veya basit bir işin uzaması tahammülümüzü zorlayabilir. Böyle anlarda karşımızdakine yüklenmek yerine biraz anlayış göstermek, gereksiz tartışmaların önüne geçebilir.

Geçmişten kalan meseleler de gündemimize gelebilir. Unutulmuş bir borç, yarım kalmış bir konuşma ya da eski bir tanıdıktan gelen haber, aklımızı başka yerlere götürebilir. Özellikle ilişkilerde daha önce konuşulmuş konuların yeniden açılması mümkün. Ancak eski bir meseleyi tekrar gündeme getirmekle onu çözmek aynı şey değil. Bu kez neyi değiştirebileceğimize odaklanmak daha faydalı olacaktır.
Günün ilerleyen saatleri ise oldukça farklı gelişmelere açık. Sabah bir türlü ulaşamadığımız kişiden haber alabilir, sonuçlanmasını beklediğimiz bir başvuruyla ilgili sevinebiliriz. İş görüşmeleri, eğitim, resmî işlemler ve geleceğe yönelik planlarımızda önümüzü açacak fırsatlarla karşılaşabiliriz. Özellikle deneyimine güvendiğimiz birinin tavsiyesi ya da desteği, düşündüğümüzden çok daha işe yarayabilir.
Elbette dikkat etmemiz gereken konular da var. Kulağımıza gelen her bilgiyi doğru kabul etmeyelim. Birinden duyduğumuz sözün aslında bambaşka bir anlam taşıdığını öğrenebiliriz. Para meselelerinde de aceleyle söz vermek veya ayrıntılarını bilmediğimiz bir anlaşmayı kabul etmek yerine biraz araştırma yapmak yerinde olacaktır.
Akşam olduğunda ise sabah canımızı sıkan konuların bir kısmını çoktan geride bırakmış olabiliriz. Beklediğimiz haber gelmiş, ertelenen görüşme yapılmış, çözümünü bulamadığımız bir konuda ilerleme sağlamış olabiliriz. Hatta hiç planımızda olmayan güzel bir buluşma, bütün yorgunluğumuzu unutturabilir.
O nedenle güne nasıl başladığınıza bakıp hemen moralinizi bozmayın. Önünüze çıkan ilk engeli günün tamamına taşımayın. Her aksiliğe aynı anda çözüm bulmak zorunda da değilsiniz. Önceliklerinizi belirleyin, elinizden geleni yapın, kalanına gerektiğinde yeniden dönersiniz.
Sabahın telaşı akşamın hikâyesi olmak zorunda değil. Belki de günü güzel hatırlamanızı sağlayacak gelişme henüz yaşanmadı.