Reyhan Aliusta

Reyhan Aliusta

Mutluluğun kaynağı ve şeker

Son zamanlarda mutluluk hormonu olan "Serotonin"e çok fazla ihtiyaç duymaktayız. Peki bu serotonin hormonunu nasıl arttırabiliriz? Bu serotonin hormonu vücudun neresinde sentezlenir?

Serotonin hormonu beyinde ve bağırsakta sentezlenir. Ama bilinenin aksine daha çok bağırsaklarımızda sentezlenir. Mutluluk hormonunun minimum yüzde 80'i bağırsaklarımızda üretilir. Bunun için bağırsaklarımıza özellikle bağırsağımızın içerisindeki dost bakterilere çok iyi bakmalı ve bu bakterileri sevmeliyiz.

Serotonin eksikliğine neler olur?

Peki bu serotonin hormonu eksikliğinde neler olur? Eğer bu hormon eksikse; anksiyete, bozulmuş ruh hali, hiçbir şeyden zevk alamama, depresyona yatkınlık, kronik yorgunluk, sürekli uyuma isteği, uyku düzeninde bozukluk, agresif ve endişeli ruh hali görülebilir. Eğer vücutta yeterli seviyede mutluluk hormonu sentezlenirse birçok olumsuz duyguyu uzaklaştırabiliriz.

Madem mutluluk hormonu yüzde 80-90 bağırsaklardan salgılanıyor o zaman yediklerimizle direk ilgilidir. Yine doğru bilinen bir yanlışı söyleyeceğim: Şeker bizi mutlu etmez! Tam aksine bizi mutsuz eder ve hastalandırır. Burada bahsettiğim rafine şeker, satın aldığımız ambalajlı gıdalarda farklı isimlerle karşımıza çıkar; mısır şurubu, fruktoz şurubu, glikoz şurubu vb... Nişasta bazlı şeker veya mısır şurubu özünde aslında aynıdır. Bu şekerler insan metabolizması için asla uygun değildir. Örneğin aşırı rafine şeker (endüstriyel şeker) tüketenlerde aynen alkoliklerde olduğu gibi karaciğer yağlanması görülebilir.

Mısır şurubu denilen kimyasal şekerin bugün girmediği endüstriyel gıda kalmadığı gibi meşrubat üretiminde de yüzde 100 vardır. Sürekli bu içecekleri içmek vücudumuzda çok fazla toksisite yaratır. Bu toksisite de bağırsaklarımızda ki florayı bozar ve arkasından hastalıklar başlar. Aslında bu endüstriyel gıdaları ne kadar yerseniz yiyin tokluk hissi uyandırmaz. Karbonhidrattan zengin beslenme yani Fast-food olarak ifade edilen bu tüketim kültürünün en önemli unsurlarından biri budur: Sürekli ye ve hiç doyma!!! Kalorilerini daha yüksek oranda protein ve hakiki doğal yağlardan alan insanlar; kalorilerini çoğunlukla şeker ve nişastalı yiyeceklerden alan insanlara göre daha uzun süre tok kalırlar ve kesinlikle daha mutludurlar.

Rafine şeker yerine kimyasal tatlandırıcılar kullanmakta bağırsaklarımıza zarar verir. Kimyasal tatlandırıcılarda karaciğerde tamiri zor tahribatlara neden olabilir. Eğer mutlu ve sağlıklı olmak istiyorsak rafine şekeri mümkün olduğu kadar hayatımızdan çıkarmalıyız. Aslında bir gün boyunca vücudumuzun ihtiyacı olan şeker miktarı: bir çay kaşığı kadardır. İhtiyacımızı ölçülü olmak kaydıyla; hurma, kuru kayısı, kuru üzüm, incir ve taze meyvelerden alabiliriz.

Diğer Yazıları