Neler oluyor ülkede?..

Bu hafta biraz daldan dala atlayalım!... Takdir edersiniz Türkiye’nin gündemine yetişmek oldukça zor…

İstanbul’a dünyanın bile gıpta ile baktığı devasa bir havalimanı yapıldı… Doğal olarak da eskisinin ne olacağı merak konusu oldu… Yani Atatürk Havaalanı’nın…

İktidar partisi buraya çok büyük bir ‘millet bahçesi’ yapılacağını açıkladı…

Vay arkadaş kıyamet koptu!..

Dünyayı dolaşanlar bilir, şehirlerin anıldığı meydanlar, büyük parklar vardır… Buraları gezip görenler, bizim İstanbul’umuzda, Ankara’mızda neden böyle yerler yok diye hayıflanır…

Tam benim aklıma ‘işte İstanbul’da böyle bir meydana, böyle bir parka kavuşacak’ fikri gelmişken, kendimizi bambaşka bir tartışmanın içinde bulduk…


CHP’sinden, İYİ Parti’sine, hatta Saadet Partisi’ne kadar ‘yapamazsınız’ sesleri yükselmeye başladı…

Neden, niye, niçin?...

İstanbulluların nefes alacağı, çoluk çocuk gidip keyifle vakit geçireceği, ağaçların, yeşilin tüm tonlarının barınacağı bir park yapılacak…

Neden yapılamıyor?...

CHP’nin il başkanı açıkladı; Atatürk’e, doğaya, kente düşman olanlara bir çift sözleri varmış…

Ne o sözler söyler misin?...

Doğa mı dediniz?..

Bomboş, toz toprak içinde bir yere doğa oluşturuluyor, farkında mısınız?...

Kent mi dediniz?

Alana koskoca bir otel mi yapılıyor?...

Atatürk mü dediniz?...

Atatürk’e Atatürk diyemediğin, ‘Mustafa Kemal’in askerleriyiz’ sözüne katılmadığın için partin seni topa tutmadı mı?...

Rica ediyorum geçin bunları!...

***

Gelelim SADAT tartışmasına…

Merkez Bankası’nın önüne gidilir anlarım…

TÜİK’in önüne gidilir anlarım…

Bu SADAT nereden çıktı?...

Nasıl bir bilgi aldın veya geldi ki bunu yaptın?... Bunu kamuoyuna açıklamak zorunda değil misiniz?...

Cumhurbaşkanı Erdoğan diyor ki; ‘Biz onu oraya gönderen gücü biliyoruz’…

Eğer bir şey dönüyorsa bu milletin bunu bilmeye hakkı yok mu?...

***

Bu milletin, hepimizin neredeyse unuttuğu, özlediği bir başka konuya geçmek istiyorum…

Sadece fragmanı bile günlerce konuşuldu, tartışıldı… Hatta sansüre uğradığı bile iddia edildi…

Güldür Güldür şovdaki Bakan Nebati skecinden bahsediyorum…

Taraflı tarafsız herkes güldü mü, güldü… Herkesin yüzünde bir tebessüm oluşturdu mu, oluşturdu…

Buraya kadar tamam…

Ama en güzel olanı sayın Bakan Nebati’nin skece verdiği o muhteşem karşılık oldu…

İşte özlediğimiz hoşgörü tablosu…