Obeziteye neden olan bakteri

Yakın zamana kadar obezitenin en önemli nedeninin yeme alışkanlıklarımız olduğunu zannediyorduk. Ama son yıllarda yapılan çalışmalar farklı bir bakış açısı getirdi.

Yapılan laboratuvar çalışmalarında bağırsak mikrobiyotasının obezite üzerinde çok önemli bir yeri olduğu anlaşıldı. Bağırsağımızdaki her bakteri çok önemlidir.Ama iki bakteri çok çok önemlidir.Peki bu bakteriler hangileridir? Bunlar:

1-Firmiküt
2-Bakteriodes
Bu iki bakteri belirli bir dengede ve oranda bulunursa hiç problem yok, muhteşem. Ancak firmiküt isimli bakteri fazla olup bakteriodes bakterisi azaldığında obezite yolculuğu başlıyor…

Gelelim hikayeye;
Bağırsak floramız karbonhidratları parçalamakla yükümlü pekçok bakteri içerir. Bu bakterilerin aşırıya kaçması yaşayacağımız sıkıntıların sinyalini verirler. Zayıf bir yapıya olan sahip olan insanlar;sindirilemeyen kalorilerin bir kısmını dışarı atabilirlerken, kilolu yapıya sahip olanlar ise bunu kolay kolay yapamazlar. Örneğin ;Bazı insanlar diğerleriyle eşit miktarda besin tüketmelerine rağmen kilo alıp yağlanırlar. Çünkü bağırsak floraları diğer insanlara göre yüklü miktarda firmiküt ( firmicütes) adını verdiğimiz bakteri ile doludur. Bu FİRMİKÜT dediğimiz bakteri bağırsağımızda belli oranda olduğunda bağırsak için faydalı,fakat sayısı arttıkça zararlı etkiler vermeye başlar. (obezite )

Aşırı kilolu insanlar üzerinde yapılan araştırmalar bağırsak floralarında yer alan bakteri çeşitliliğinin daha az olduğunu ortaya koymuştur. Bağırsağımızdaki bakteri çeşitliliği ne kadar fazla ise obezite, insülin direnci ve karaciğer yağlanmasıda o kadar az olur. Bakteri çeşitli azaldığında ise obezite ve insülin direnci gelişebilir. 2013 yılında yapılan bir araştırmaya göre de bağırsak bakterileri; içinde yaşadıkları canlının iştahını da etkileyebilir, yani gece tatlı krizleri onun ardından tekrar tekrar beslenmeler yani kontrol edemediğimiz bir iştah da yine bağırsak bakterilerinden kaynaklanmaktadır. Aslında bu sinyaller beynimizden değil bağırsağımızdan gelir.

Tokluk hissi konusunda da söz sahibi yine bağırsak bakterileridir!

Bağırsak florası düzelmediği sürece yani buradaki bakteri çeşitliliği ve denge düzelmediği sürece ne kadar diyet yaparsak yapalım çok zor kilo verebiliriz ve bu kiloları hızlı bir şekilde tekrar alırız.

Son zamanlarda birçok bilim adamına göre bağırsak mikrobiyatasını bir organ olarak ele almalıyız,tıpkı vücudumuzda yer alan diğer organlar gibi. Mikrobiyotamız sürekli gelişim halindedir, bir sürü hücreden oluşur ve diğer bütün organlarımızla da sürekli iletişim halindedir. Tokluk hissi, aşırı iştah ve kilolu olmada da bu mikrobiyota söz sahibidir!
Bu olumsuzlukları gidermek için yapılan çalışmalarda akasya gamının önemi kendisini göstermiştir. Akasya gamı bağırsağımızdaki iyi bakterilerimizin gıdasıdır. Obezite önleyici özelliklere de sahiptir. Vücut kütlesini azaltan ve yağ birikimini sınırlayan diyet lifi olarak görev yapar. ABD’nin’’Gıda ve İlaç İdaresi (FDA)’’ Akasya gamını en iyi ve en güvenli diyet lifi olarak seçmiştir.