Son anket: Birinci turda kazanmaya en yakın aday ve MHP sürprizi

0:00/ 0:00

Yazarken yüzdeleri yasak olduğu için veremeyeceğim ama yapacağım tariften eminim ki az çok anlayacaksınız.

GENAR Kamuoyu Araştırma Şirketi’nin Başkanı İHSAN AKTAŞ ile konuştum. Çok ama çok ilginçti sonuçlar.

Son kamuoyu araştırma verileri elindeydi ve analizlerini tam olarak bitirmemişlerdi ama netleşen sonucu bana iletti. Zaten bu satırları okuduğunuz sıralarda net verileri, yüzdeleriyle birlikte İhsan Aktaş’ın Twitter’daki hesabından görebilirsiniz siyasi analiziyle birlikte.

Ben araştırmadan yola çıkarak mevcut tablonun neyi işaret ettiğini anlatmaya çalışacağım.

Öncelikle birinci turda kazanmaya en yakın aday olarak Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan görünüyor. Hemen arkasından yakın bir yüzdeyle Kemal Kılıçdaroğlu geliyor. Burada bir parantez açayım, 15 GÜN ÖNCE ERDOĞAN VE KILIÇDAROĞLU BAŞA BAŞTI. Kalan puanları da Muharrem İnce ile Sinan Oğan paylaşıyor. Bir farkla, Sinan Oğan yarışta İnce’ye göre tırmanışta. Anlaşılan o ki FETÖ’cülerin ortaya attığı ve Muharrem İnce’nin, kendisinin de belirttiği gibi “eski dostları” yani CHP’lilerin paylaştığı sahte görüntülerle linç edilmesi, itibarsızlaştırılmaya çalışılması küçük de olsa belli bir etki yaratmış.

MHP SÜRPRİZ YÜKSELİŞTE, İYİ PARTİ YUKARIYA DOĞRU KIPIRDADI

Sonuçta Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan son 15 gündür yapılan ve milyonların alanlarda toplandığı mitinglerle bir ivme yakaladı. İnsanlar kendilerini o kadar baskılanmış hissettiler ki haykırmak için alanlara koştular adeta. İşte bu yüzden dipten gelen dalga Erdoğan’da ve Cumhur İttifakı’nda ortaya çıkacak gibi görünmekte.

HDP ile ittifakın izleri de sonuçlara yansıyor bu arada. Bir MİLLİYETÇİ DALGANIN yükselmekte olduğunu belirtelim.

MHP oylarının geçtiğimiz yıllara ait, misal 1999 ve 2015 seçimlerindeki gibi SÜRPRİZ YAPMAK ÜZERE olduğunu belirtelim.

İyi Parti’ye gelince. Kendilerini eski seviyelerinden hayli aşağıda olmalarına rağmen biraz toparlamış görünüyorlar.

CHP’DEN TİP’E AKAN OYLAR VE KAYBEDİLECEK 30-40 VEKİL

İhsan Aktaş Twitter hesabından dün de açıkladı. İsteyen oradan net yüzdeleri öğrenebilir. CHP’den TİP’e büyük bir yöneliş var. Öyle ki CHP bu kayıp yüzünden 30-40 milletvekili kaybedebilir. Çünkü 1 puanın üç kat olumsuz yansıması oluyor. Yani öyle bir noktaya geldi ki Hazine yardımı alabilecek gibi görünüyor TİP…

Bu neyi beraberinde getirecek peki?

Eh bir de DEVA, GP, SP ve DP’den seçilecek yerden konulan 36 milletvekilini de eklediğinizde CHP artık ana muhalefet partisi olma özelliğini kaybetmeye çok yakın durmakta.

İhsan Bey'in söylediği çok önemli bir nokta var.

Sessiz çoğunluk denen kitle Cumhur İttifakı’nda.

GÜVENDİKLERİ TRAKYA’DAN TOKAT GELİYOR

Kendisini her yerde, her alanda, hatta kimi zaman şirretçe ifade eden bir muhalif kitle var ve görünür olan da bu. Dolayısıyla bu görünürlük insanlarda kesinlikle Yedili Masa’nın adayı Kılıçdaroğlu kazanır algısıyla besleniyor.

İşte, başta İstanbul’daki 1 milyon 700 bin katılımlı YÜZYILIN MİTİNGİ olmak üzere yapılan tüm mitingler gösteriyor ki Tayyip Erdoğan bu seçimde de sessizlerin sesi, mazlumların lideri oldu. Muhalefet partilerinden militanların silahlarla AK Parti stantlarına, otobüslerine, küçük çocuklara varıncaya kadar saldırması boşuna değil. Anlaşılıyor ki bu antidemokratik ruhlu azgın güruh iktidara geldiklerinde ne yapacaklarının ipuçlarını vermekteler.

Muhalefette faşist ruh kol gezerken Cumhur İttifakı bileşenlerinin kitlesi alanlarda bağırıyor, haykırıyor.

Trakya’ya Erdoğan ile birlikte giden bir gazeteci dostum, Kırklareli gibi CHP’nin kalesi olarak bilinen bir şehirde bile alanda 25 bin kişi, caddelerde Erdoğan’a gelenlerle birlikte bu sayının 30 bini bulduğunu anlattı bana. Düşünün, Kırklareli’nin merkez nüfusu sadece 108 bin. Ya Tekirdağ ve Edirne. Onlar da farksız değiller. Bu arada ben atlamışım, ekledi. En büyüğü Çerkezköy’deymiş. “İnanmayacaksın 75 bin kişi vardı mitingde” dedi. Çerkezköy nüfusu da bu arada 206 bin.

DİPTEN GELEN DALGA VE BİLİNÇ SIÇRAMASI

Dün bir video vardı. Urfa’da eski tüfek bir sosyalist, “En devrimci Erdoğan. Tabii ki ona vereceğim oyumu. Amerikan emperyalizmine karşı çıkan o, Kürdüm ve Aleviyim diyebilmemi sağlayan o. Bakın benim dinle imanla bir alakam yok, bu iş başka bir şey” diyordu.

Başka bir şey, evet.

Adeta bir bilinç sıçraması yaşanmakta Cumhur İttifakı’nda. Sosyal medyadan tanıdığım, zeytin ve zeytinyağı üretip satan bir hanımefendi Instagram’dan yazmış bana. Gerçi adının, soyadının belirtilmesini istedi ama ben yine de kendisine sadece B. Hanım diyeceğim. Neme lazım…

Tayyip Erdoğan’ın Adana mitingine gitmiş B. Hanım. İzlenimlerini anlatmış. Ama anlattıklarından tam da İhsan Bey'in anlattıklarıyla örtüşen bir siyasi analiz de çıkıyor ortaya. Okuyanlar o sessiz çoğunluğun, dipten gelen dalganın sesini işitecek bu satırlarda.

"KALPLERİ TAYYİP DİYE ÇARPIYOR"

Buyurun:

“Fuat Bey dün Adana mitingine katıldım zaten vereceğim oyumun yeri belli fakat meydanın içindeki sosyolojiyi anlamak istiyordum. Benim için çok zor oldu, 61 yaşında 6 saate yakın ayakta kaldım ama değdi. Size edindiğim tecrübeyi iletmek istiyorum. Bir kere inanılmaz kalabalıktı. İnanın sizin bilmediğiniz insanlar çok seviyor, adeta kalpleri Tayyip diye çarpıyor kesinlikle. Pahalılığın sebeplerini biliyorlar ve yaparsa Tayyip yapar diyorlar. Muhalefeti yalancı ve iş bilmez olarak değerlendiriyorlar. Meral’e ve İmamoğlu’na çok tepkililer. Sürekli yuhaladılar. PKK ve FETÖ’cüleri kesinlikle istemiyorlar. Yapılan bütün yatırımları çok iyi takip edip alkışlıyorlar. Anlayacağınız her şeyin, her durumun farkındalar. Çok enteresan, benim tanıdığım çok insandan bilgili ve tecrübeliler. Ama Cumhurbaşkanı’nı özellikle kadınlar çok seviyor. Bizler evimizde felsefe yaparken onlar yaşayarak ve katılarak dâhiller meseleye, artı davalarını korkunç savunuyorlar. Bir de emperyalleri ve Batıyı kurnaz ve tuzakçı buluyorlar. Erdoğan’ın onlara ilişkin sözlerine de çok sert tepki verdiler. Katılanların pek çoğu Kürt olmasına rağmen PKK’ya çok tepki gösterdiler. Muhalefetin bütünlüğümüzü bozacağına inanıyorlar en çok ona hayret ettim. Kim kazanır bilemem bildiğim tek şey çok seviliyor… Allah hepimize yar ve yardımcı olsun.”

Dipten gelen dalga bakalım nerede kıyıya vuracak? 14 Mayıs’ı 15 Mayıs’a bağlayan saatlerde net biçimde öğrenmiş olacağız.