AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik: Hukuku ihlal eden taraf Yunanistan'dır!

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik partisinin MKYK toplantısının ardından Yunanistan'ın adaları silahlandırmasına ilişkin "Burada hukuku ihlal eden taraf Yunanistan'dır" dedi. Millet İttifakının adayını açıklamamasıyla ilgili ise Çelik "Sarkaç gibi gidip geliyorlar" ifadelerini kullandı.

Ömer Çelik: Hukuku ihlal eden taraf Yunanistan'dır

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik partisinin MKYK toplantısının ardından gündemle alakalı açıklamalarda bulundu. Sözcü Ömer Çelik, Yunanistan'ın adaları silahlandırması, Suriye'nin kuzeyine yapılması planlanan askeri operasyon ve ekonomideki son gelişmeler hakkında partisinin görüşlerini paylaştı.

"Bizim demokrasimiz için verdiğimiz bu mücadele bir yandan da terörü enstrüman olarak kullananlarla mücadeledir"
"Terörle mücadeleye en kararlı şekilde devam ediliyor" diyen Çelik "Ancak ne zaman terörle mücadele etsek 'Endişeliyiz' açıklamaları geliyor. Kim 'Endişeliyiz' diyorsa biz o ülkenin mücadele ettiğimiz terör örgütleri tarafından bir enstrüman olarak kullandığını düşünüyoruz. Bunu diyenlerin 'Destekliyoruz, sonuna kadar arkanızdayız' demeleri lazımdı. Bu yanlışı yapanlar bunu en son Afganistan'da yaptılar ve demokrasinin kaybettiği bir tablo ortaya çıktı. Bizim demokrasimiz için verdiğimiz bu mücadele bir yandan da terörü enstrüman olarak kullananlarla mücadeledir." ifadelerini kullandı.

 Yunanistan'ın Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın sözlerini çarpıttı 
EFES-2022 tatbikatına ilişkin Çelik "Efes tatbikatı büyük katılımlı geniş çaplı bir tatbikat olarak dünyada ses getirdi. Bu tatbikat vesilesiyle Ege adalarının silahlandırılması konusunda Cumhurbaşkanımızın önemli açıklamaları oldu. Bu açıklamalar sonrası Yunanistan sözleri çarpıttı." diye konuştu. 

"Burada hukuku ihlal eden taraf Yunanistan'dır"
Adalar meseline değinen Çelik "Miçotakis Adaların silahlandırılmasından vazgeçmek gibi modası geçmiş işlerle uğraşmayız dedi. Adaların silahsızlandırılması hukukun gereğidir. Eğer siz kafanıza göre bunu söylerseniz ortada bir uluslararası hukuk kalmaz. Ne zaman Yunanistan'ı masaya davet etsek Yunanistan aslı astarı olmayan propagandalar yapıyor. Bu mesajların üstüne ilk atlayan da Fransa oluyor ve bir dizi tartışma başlıyor. Burada hukuku ihlal eden taraf Yunanistan'dır. Meseleyi diplomatik yollarla çözmek isteyen biziz." dedi. 

 "Türkiye'nin sert tavrına ise saldırganlık şeklinde dünyaya yansıtıyorlar"
Lozan Anlaşmasını vurgulayan Çelik "Yunanistan'ın adaların silahlandırılmasının Lozan anlaşmasına aykırı olduğunu, buna rağmen sürekli silahlandırma yoluna gittiğini, Lozan anlaşması ve Paris anlaşmasına rağmen silahlandırmaya devam etmesinin Türkiye'nin sert tavrına ise saldırganlık şeklinde dünyaya yansıtıyorlar. Yunanistan'daki birtakım emekli asker sıfatı taşıyanlar, bazısının başında diplomat sıfatı var. Basın mensupları var. Cumhurbaşkanımızın terör örgütlerine karşı kullandığı mottodur; bir gece ansızın gelebiliriz. TSK'nın birtakım tatbikatlarında her türlü görevi yerine getirme kabiliyeti bakımından bizim siyasi dilimize yerleşmiştir." ifadelerini kullandı. 

"Biz 'bir gece ansızın gelebiliriz' lafımızı terör örgütlerine karşı kullanıyoruz"
Sözlerini sürdüren Çelik "Burada tek dikkat çekici nokta var, bu adamlar koramirallik yapmış. Yunan ordusu böyle şaka gibi adamların elindeyse şaşırtıcı bir durumdur. Bir haber yapmışlar. Biz Yunanistan'a şunu söylüyoruz; komşuyuz, sorunlarımızı beraber çözmeleyiz. Miçotakis İstanbul'a geldi, 'sorunlarımızı iki ülke olarak biz çözelim' dedi. Sonra ABD'ye gitti, tam karşı tavır ortaya koydu. Bu kalleşçe bir tavırdır. Kötü niyetli yaklaşımdır. Türkiye büyük bir müzakere ve diplomasi devletidir. Türk diplomasisi bu kabiliyete sahiptir. Ama Yunanistan masadan kaçıyor. Konuyu ertelemek için masaya oturuyor. Biz 'bir gece ansızın gelebiliriz' lafımızı terör örgütlerine karşı kullanıyoruz, müttefiklerimize karşı kullanmıyoruz. Asıl sorun bizim terör örgütlerine karşı kullandığımız motoyu Yunanistan'da birileri hangi saikle üstüne alınmıştır?"  dedi. 

 "Cumhurbaşkanımız bu konularda eleştirilecek, yargılanacak son kişidir"
Türk Hava Yolları'nın isminin değiştirilmesiyle ilgili Çelik "Kullanılan kelime Türkçe ise Türkçe kullanılacak. Bu konudaki tartışma yanlış tartışmadır. Sayın Cumhurbaşkanımız bu konularda eleştirilecek, yargılanacak son kişidir. Devletin başıdır. Nerede Türkiye nerede Türk kullanılacağı konusundaki hassasiyeti açıktır." sözlerine yer verdi. 

"KKTC'nin varlığını bile helenizmin acı çekmesi olarak ABD'de anlattı"
Mavi Vatan konusunda değinen Çelik "Türkiye'nin hukuka uygun olan Mavi Vatan tanımlamasını Yunanistan Başbakanı maksimalist olarak değerlendiriyor. KKTC'nin varlığını bile helenizmin acı çekmesi olarak ABD'de anlattı. Şimdi de Türkiye'yi mütecaviz göstermeye çalışan bir çalışma var. Bununla ilgili eski komutanlarının ifadeleri de çok dikkate şayandır." diye konuştu. 

"Sarkaç gibi gidip geliyorlar"
Cumhurbaşkanlığı adaylığı konusunda Millet İttifakına seslenen Çelik "Cumhurbaşkanlığı adaylığı konusu Cumhur ittifakı açısından net ve berrak bir konudur. Cumhur İttifakı'nın adayı bellidir. Millet İttifakı'nda ise sarkaç gibi gidip geliyorlar. Türkiye'de bir göreve talip olan bir kişinin etnik veya başka bir kimliğinin gündeme getirilmesi demokrasiyi zehirleyen bir olaydır. Bu tavır da kendi ittifakı içinden gündeme getirilmektedir. Bu tür tartışmanın gündeme getirilmesini kınıyor ve reddediyoruz." dedi. 

 "Bu tartışmayı topyekün reddediyoruz"
Mezhep tartışmalarıyla ilgili ise Çelik "Türkiye'de herhangi bir makama aday olmak isteyen birisinin etnik kimliği, mezhebi kimliğinin tartışma konusu yapılması demokratik kültürü zehirleyen, insan haklarına aykırı bir durumdur. Türkiye'de mezhebi ve etnik kimlik üzerinden bir hiyerarşi yoktur. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan herkes birinci sınıf vatandaştır. Herhangi kimsenin mezhebi, etnik kimliği üzerinden ötekileştirilmesine asla müsaade etmeyiz. Sayın Bahçeli de mezhep üzerinden fitne çıkarmaya heves ve tevessül edenler fitnenin başıdır dedi. Sayın Cumhurbaşkanımız ve sayın Bahçeli'nin ifadeleri Cumhur İttifakı'nın ortak görüşüdür. Doğduğu yer üzerinden aidiyetin tartışılmasını her bakımdan reddederiz. Orada bu tartışmanın, ittifakın içerisinde birkaç haftayla çeşitli vesilelerle gündeme gelmesini çok ayıplıyoruz. iİnsan haklarına aykırı buluyoruz. Bu tartışmayı topyekün reddediyoruz." diye konuştu.

"Türkiye görevini ve mükellefiyetini yerine getirmezse faslı kapatmazsınız"
Avrupa Birliği ile ilişkilerle ilgili konuşan Çelik "Biz her zaman AB fasılları açsın diyoruz. Tartışılan ve eleştirilen konuların tamamlanması için fasıllar var. Türkiye görevini ve mükellefiyetini yerine getirmezse faslı kapatmazsınız. Ama siz faslı tartışmaya gelmiyorsanız bunu samimi ele alamayız. İnsan hakları, Kıbrıs meselesi, Doğu Akdeniz'deki duruma ilişkin olan yapılan değerlendirmeler Rum tezlerinin kes kopyala yapıştır hale getirmişlerdir. Bu Avrupa Parlamentosu'nun tarihine yakışmaz." diye konuştu. 

"Türkiye'nin bütün ülkelerin vatandaşları için güvenli bir ülke olduğunun altını çiziyoruz"
Demokrasi ve insan hakları konusunda Türkiye ile dayanışma içinde bulunmak gibi arzunuz varsa katılım sürecini hızlandırır, vize serbesti diyaloğunu ilerletir, terörle mücadele işbirliğini ilkeli bir şekilde Türkiye ile kurarsınız. Bunların hiçbirini yapmadan gönüllü insanı kabul planını bile hayata geçirmeden bunları konuşmak gündeme ciddi olarak gelmiyor. Türkiye güvenli bir ülkedir. Türkiye hem kendi vatandaşlarını hem buradaki misafirlerini koruyacak güvenli ülkelerin başında gelmektedir. Türkiye'nin güvenli ülke olduğunu da en iyi burayı turizm destinasyonu olarak tanıyan İsrail vatandaşları bilirler. Biz kendi bakış açımızdan bu açıklamaların yanlış olduğunu, Türkiye'nin bütün ülkelerin vatandaşları için güvenli bir ülke olduğunun altını çiziyoruz." sözlerine yer verdi. 

 "Siyasi olarak söylenmiş sözün geçerliği yoktur"
CHP'nin Tanju Özcan ve Canan Kaftancıoğlu kararıyla ilgili Çelik "Yargıtay bir karar vermiş, orada hukuk işleyecektir. Siyasi olarak söylenmiş sözün geçerliği yoktur. Bolu Belediye Başkanının ihraç istemiyle disipline sevkedilmesi CHP'nin iç meselesidir. Ben ona karışmak istemem. Şu kısmı bizi ilgilendirir; maalesef bu belediye başkanı hiçbir partiye yakışmayan, demokrasiye inanmış, Türkiye'nin değerlerine, toplumsal dokusuna inanmış hiçbir partiye yakıştırmayacağımız şekilde üsluplarıyla gündeme geliyor. Avrupa aşırı sağın kullandığı nefretçi, cinsiyetçi dili çok kullanabilen, herhangi tashih yapmak yerine bunlarla övünen biri." değerlendirmesinde bulundu.

 "Bunun Atatürkçülükle, antiemperyalistlikle ilişkisi yok"
Sözlerini sürdüren Çelik "Avrupa'daki nefret siyasetinin arkasında olan kişilerin üslubun adeta fotokopisini kullanıyor. Kendisinin ne kadar Atatürkçü ve antiemperyalist olduğuyla bunu örtmeye çalışıyor. Bunun Atatürkçülükle, antiemperyalistlikle ilişkisi yok. Bu Avrupa'daki aşırı sağcıların dilidir. Belki de Türkiye'de son yıllarda böyle bir üslupla ortaya çıkan çok az siyasetçi görülmüştür. Nefret ve cinsiyetçi dile vurgulu bir şekilde sahiplenen bir siyasetçi. Demokrasi ve temel değerlere inanan hiçbir siyasi organizasyonun sahiplenemeyeceği bir isim." dedi.