Düğünde takılan altınların haczi

Yaz mevsiminin gelmesiyle düğün sezonunu açılması pandemi sonrasında tüm yasakların kalkması ile birlikte ekonomide yaşanan fiyat istikrarsızlığı ve ağırlaşan ekonomik şartlar en çok evlenme hazırlığı içinde bulunan gençleri etkilemiştir. 

Aylar öncesinde başlayan düğün alışverişleri sonrasında ödenemeyen kredi kartı ve tüketici borçları nedeniyle alacaklılar tarafından borçlu damat ya da gelin hakkında başlatılan icra takibi sonrasında düğünde takılan takıların haczedilip haczedilemeyeceği, düğün hediyelerinin kime ait olduğu, ziynet eşyasının haczinin mümkün olup olmadığı sorularına yanıt aradığımız yazımızı birlikte inceleyelim.  

Düğün salonunda haciz yapılabilir mi?

Borçlu hakkında başlatılan takibin kesinleşmesi sonrasında alacaklının göstereceği adreste icra memuru tarafından borçluya ait taşınır mallar haczedilebilir. Haciz yapılacak adresin fiilen borçluya ait ev ya da işyeri olmasına gerek yoktur. Bu nedenle önemli olan haciz yapılan adresteki malların borçluya ait olup olmamasıdır.   

Türk Medeni Kanununca hangi eşyalar kadına aittir?

Yargıtay’a göre düğün takılarının kime ait olacağına ilişkin kurallarda kadına takılan her türlü ziynet eşyası (çeyrek/yarım/tam altın, bilezik, kolye, bileklik, takı seti vs.) ve para gibi ekonomik değerler kadına aittir. Erkeğe takılan ziynet eşyasından kadına özgü olanlar ise (örneğin bilezik kolye küpe vs.) erkeğe takılsa bile kadına ait olacağına karar verilmiştir.  Kısaca “kadına özgü” ziynet eşyaları, eşler arasında aksine bir anlaşma veya bu konuda yerel bir adet bulunmadıkça evlilik sırasında kim tarafından “hangi eşe takılmış olursa olsun” “kadın eşe” bağışlanmış sayılır ve artık onun kişisel malı niteliğindedir.

Haciz nasıl uygulanır?

Taşınır malların haczinde taşınır malın türüne göre ikili bir ayrım yapmak gerekir; Haciz olunan paralar, banknotlar, hamiline ait senetler, poliçeler ve sair cirosu kabil senetler ile altın, gümüş ve diğer kıymetli şeyleri bir grupta; masa, sandalye, bilgisayar, televizyon, buzdolabı gibi taşınır malları diğer bir grupta toplayabiliriz.    

Paralar, banknotlar, hamiline ait senetler, poliçeler ve sair cirosu kabil senetler ile altın, gümüş ve diğer kıymetli şeyleri haczedilebilmesi için icra memuru tarafından fiilen bu eşyalara el konulması gerekmektedir.

Yani bunların borçlunun elinden alınarak muhafaza altına alınması zorunludur. Bu kategoriye girmeyen taşınır malların haczi ise haciz tutanağına haczedilen malların işlenmesi suretiyle yapılmaktadır. Burada malların mutlaka icra memuru tarafından fiilen de muhafaza altına alınarak haczedilmesine gerek yoktur. Haciz tutanağına malın yazılmasıyla hukuken haciz gerçekleştirilmiş olur.

Kadına ait ziynet eşyalarının haczi

İcra İflas Kanunun “birlikte oturulan yerlerdeki mallardan mahiyetleri itibariyle kadın, erkek ve çocuklara aidiyetleri açıkça anlaşılanlar veya örf ve adet, sanat, meslek, veya meşgale icabı olanlar bunların farz olunur” düzenlemesi gereği borçlu ile bir ve beraber olmak zorunda olup da aidiyeti borçlunun olmadığı açıkça anlaşılan taşınır mallar hakkında istihkak iddiasında bulunulmuş olması halinde icra hukuk mahkemesinden takibin devamı kararı çıkana kadar ziynet eşyalarının satışı yapılamaz.  

Bu durumda eş ne yapmalı?

Ziynet eşyası haczedilen eş, haczin yapılması sırasında istihkak iddiasında bulunmalı ve bu durumu tutanağa yazdırmalıdır. Şayet borçlu olmayan eş yapılan hacze sessiz kalırsa haczi kabul etmiş sayılır ve böylece haczedilen ziynet paraya çevrilerek dosya borcu ödenir.  

Ziynet eşyalarının haczedilmesi halinde eş, haciz zaptının düzenlenmesi sırasında ziynet eşyalarının kendisine ait olduğuna dair beyanını zapta geçirtmelidir. İstihkak iddiası hakkında icra dairesince verilecek karar gereğince alacaklının yedi gün içerisinde dava açmaması halinde ziynet üzerine konulan haciz kalkar.

Eş İstihkak iddiasında bulunurken özellikle hacze konu ziynet eşyalarının düğünde kendisine takıldığını ispatlamak amacıyla düğün fotoğraflarını gösterebilir ve bunları dosyaya sunabilir.