Av. Bışar Özbey

Av. Bışar Özbey

Cemaat ve tarikat yurtlarının hukuki alt yapısı var mı?

Geçtiğimiz günlerde tıp fakültesi öğrencisi Enes Kara’nın intiharı herkesi bu soruya yöneltti.

Enes, intihar öncesi çekmiş olduğu video da aile baskısı ile cemaat yurdunda kaldığını, yurtta günlerinin namaz, sohbet, dini kitap okumalarla geçtiğini söylüyor ve 19 yaşımı böyle hayal etmemiştim diyerek herkesin ciğerine dokunuyordu. Peki üniversite öğrencilerinin cemaat veya tarikat yurtlarında kalmasının hukuki bir altyapısı var mı ? Günlerdir pek çok yerde bu yurtların kapatılması gerektiğini okuyorum. Hatta neşter vurun diyenler bile var!

Hukuk devletinde yasakçı zihniyetle sorunları çözemezsiniz. İnsanlar ibadetlerini bir arada yapmak istiyorsa buna engel olamazsınız hatta devlet olarak buna uygun ortam sağlamak, temel ödevlerdendir. Dolayısıyla tarikat ve cemaat yurtlarını kapatalım anlayışı, cemaat ve tarikatların aynı zamanda bir gelenek olduğu toplumumuzda bizleri bir adım öteye götürmez. Olması gereken ise denetimlerin çok daha sıklaştırılmasıdır. Devlete düşen görev öğrencilerin bir arada dini vecibelerini de yerine getirdiği alanları kapatmak değil ancak bir hukuka aykırılık ve baskıcılık anlayışı hakimse bunun denetimini ve gerekliliğini yapmaktır.

***

2007 yılı cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesi herkes Ak Parti’nin adayını merak ediyordu. Başbakan Erdoğan, Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, Meclis Başkanı Bülent Arınç arasında kimin aday olacağı aylarca tartışıldı. O günlerde Bülent Arınç verdiği bir demeçte muhalefet kendi adayına baksın, bizde cumhurbaşkanlığı adaylığı için birden fazla ismin geçmesi, partimizin zenginliğini ve bu görevi layıkıyla yürütebilecek pek çok ismi bünyesinde barındırdığını gösterir demişti. Kaderin cilvesi. 2023 cumhurbaşkanlığı seçimleri için Cumhur İttifakı, sürekli Millet İttifakı önce adayını açıklasın diyor.

***

Rasim Ozan Kütahyalı, geçtiğimiz hafta verdiği bir röportajda, halkın yeni seçimlerde Silivri’nin yeni sahiplerini belirleyeceğini söyleyen bir kişiye hak veriyor. Seçim sürecine kan bulaşabileceğini ve kaybedenin Silivri’ye gideceğini söylüyor. Çok sert ve ağır bir tespit bu. Çünkü bu ülke, görmüş olduğu belkide en sert lider döneminde çok partili rejime geçti. Üstelik buna ön ayak olanda bizzat İsmet İnönü’nün kendisiydi. Dolayısıyla hem bu ülkenin liderileri, hem bu ülkenin toplumu demokrasiyi iliklerine kadar bir sosyolojik gerçek olarak kanıksamıştır. Bir iktidar değişikliği olursa bile ne kaybedenler Silivri’ye gidecektir ne de seçim süreci kanlı olacaktır.

***

Habertürk program yapımcısı Mehmet Akif Ersoy. Son yıllarda programlarda nezaketi ve sakinliği ile dikkat çekiyor. Muhabirlik döneminde ki başarıları da gerçekten takdire şayan. Geçtiğimiz hafta bir hayalimi gerçekleştirdim diyerek şarkı söyledi. Profesyonel bir stüdyo kaydı yapıp klip çekti. Beş günde 640 bin izlendi. Pek çok şarkıcının önüne geçmiş durumda. Hem seçtiği şarkı çok iyi hemde okuması çok hisli. Girdiği her işte başarılı olan insanlara saygım büyük.

Diğer Yazıları