Yeni ittifak muhafazakar Kemalizm mi?

AK Parti ve CHP ittifak yapar mı?

Cevap net; bir seçim ittifakı söz konusu olmaz.

Ak Parti ve MHP ittifakı siyasetin ötesinde bir Cumhur İttifakı olarak 2028’de de omuz omuza milletin huzuruna çıkacak.

Kemalizm esasında Mustafa Kemal'i merkeze almaz.

Mustafa Kemal'i "öncül" olarak kullanır.

Çünkü devleti kuran irade millettir. Milletin ilk başkanı Mustafa Kemal olunca da milli iradeyi yine onunla gasp etmek için Kemalizm uydurulmuş, ritüelleri oluşturulmuştur.

Heykellere çelenk sunmak bir din ritüelidir. Bize kadim Afrika kabilelerinin totemlere meyveler vermesini hatırlatır. 

Özdemir Asaf; "Heykellerin saçı yoktur" derken hangi derinliğe inmek gerektiğini okuyucuya bırakmıştır.

Özgür Özel samimi mi?

Ben bilmem.

Ankara koridorlarında, mecliste, parti genel merkezlerinde konuşulan bir durum değil; zaten Ankara'daki “kıdemli kravatların” çoğu samimiyet sorgulamaz.

Samimiyet Recep Tayyip Erdoğan gibi Anadolu insanlarının işidir ve daima tutmuştur, galip gelmiştir.

Tekrar soruyorum Olric!

Özgür Özel samimi mi?

Samimi olmasa bile eğer bir söylemi "doğru" ise biz ona "Evet bu tavır ve söylem doğrudur" demekle mükellefiz.

Peki, ya samimi değilse?

İşte o vakit; "Milletimiz feraset sahibidir" düsturu gereği uyanık olmak elzemdir.

İslam... Bu toprakların özü…

İslam'ın özü doğruluk... Doğruya doğru…

Eğri oturup doğru konuşanların ülkesiyiz... Öyle miyiz?

Feraset...

Halkı suçlamayacaksın, ama eğer insanları ayakta uyutmaya çalışanlar varsa müsaade etmeyeceksin.

Uyuyanları uyandırmaya bir uyanık yeter!

Milyonlar düşünür biri yapar.

Kim kuzu, kim kurt...

Daha düne kadar Kuran Kursları için "Ortaçağ zihniyeti" diyen Özgür Özel samimi midir?

Millet bakacak, görecek, tartacak, değerlendirecek.

“BÜLENT ARINÇ KİMİN KAHRAMANI?”

Recep Tayyip Erdoğan sizin kahramanınız olamadı, ama Özgür Özel 5 dakika içinde kahramanınız oldu öyle mi Sayın Arınç?

Türkiye'deki “vesayeti” çoğu unuttu, ama siz herkesten önce unutmuşsunuz sanırım!

“KARIŞIK KASET”

"Sordum sarı çiçeğe" okuduktan sonra “Çav Bella” ile sol yumrukları havaya kaldırmak, sonra Necip Fazıl Kısakürek şiiri eşliğinde yumruğu yere doğru indirirken Kent Uzlaşısı çerçevesinde Kandil'den gelenlere çıt çıkarmadan ve orayı sükût geçip yumruk yerine orta ve işaret parmağını kaldırarak kalp hizasında Zülfü Livaneli'den Kan çiçekleri okuduktan sonra vücutla aynı hizaya gelince "Tanrı Dağları’ndan iniyor yiğitler” diye bitirmek…

Eskiden “karışık kasetler” vardı, ama her karışım toplum nezdinde tutmaz!

“NUMAN KURTULMUŞ VE DEM”

DEM Parti hususunda bir şeyin altını çizelim.

CHP ile DEM Parti “seçim ittifakı” yaptı.

Aynı adaylara oy verdiler.

Birinin aday çıkardığı yerde diğeri çıkarmadı.

İstanbul’da 39 ilçenin 22’sinde DEM’li aday çıkarmayıp CHP’nin adayını desteklediler.

CHP ise İBB Meclis Üyesi listelerinde DEM’li isimlere yer verdi.

Tüm bunlar “karşılıklı görüşme” değil aleni bir seçim ittifakıdır.

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş Perşembe günü mecliste DEM Eşbaşkanları ile baş başa görüştü.

Kurtulmuş bir “seçim ittifakı” yapmadı.

“Beraber aday çıkaralım” demedi.

Ancak bir mevzu var.

DEM Parti PKK’ya destek veren HDP’nin devamı olarak görülüyor, PKK’ya “terör örgütüdür” diyemeyen parti olarak biliniyor.

Hâl böyleyken “seçim ittifakı” olmasa bile DEM’le görüşmek eğer normalse onlara “PKK tepkisi” bu kez tezat oluşturmuyor mu?

Bazı televizyonlar, “Biz HDP’li vekilleri ekrana çıkarmıyoruz” diyor, ama Türkiye’nin en saygın ve tecrübeli siyasetçilerinden Numan Kurtulmuş onlarla dip dibe oturuyor.

Birçok gazeteci, “Biz DEM’lilerle röportaj yapmayız” diyor, ama birçok kesimin ilgisini kazanmış Numan Kurtulmuş onlarla konuşuyor, görüşüyor.

Siyaset arenası ya bu tezattan kurtulmalı yahut DEM’le ilgili daha net bir çizgi çekilmeli!

“İşte siz eleştiriyorsunuz, ama onlar ne güzel oturup konuşuyor” diyenleri haklı çıkarmaktan ne zaman vazgeçilecek?

CHP ve DEM’lileri ne zaman yan yana gösterseniz ve eleştirseniz size Numan Kurtulmuş’un görüşme fotoğrafını gösterecekler.

SON SÖZ: Orhan Gencebay , “Ben zaten her acının tiryakisi olmuşum” der. Acılara bile tiryaki olmak bu milletin makûs talihi olamaz. Bu talihi kıracak olan, Kızılelma idealinin topluma refah seviyesi ile beraber sirayet etmesidir.