Reyhan Aliusta

Reyhan Aliusta

Bağırsak Bakterileri Şişmanlığa Nasıl Sebep Olurlar?

Bağırsak floramız karbonhidratları parçalamakla yükümlü pek çok bakteri içerir. Bu bakterilerin aşırıya kaçması yaşayacağımız sıkıntıların sinyalini verirler.

Zayıf bir yapıya sahip olan insanlar sindirilemeyen kalorilerin bir kısmını dışarı atabilirlerken şişman yapıya sahip olanlar ise bunu pek sık yapamazlar. Örneğin; bazı insanlar diğerleriyle eşit miktarda besin tüketmelerine rağmen kilo alıp yağlanırlar. Çünkü bağırsak florası diğer floralara göre yüklü miktarda firmiküt (firmicütes) adını verdiğimiz bakteri ile doludur. Bu FİRMİKÜT dediğimiz bakteri bağırsağımızda az miktarda olduğunda bağırsak için faydalı fakat sayısı arttıkça zararlı etkiler vermeye başlar. (Obezite)

Aşırı kilolu insanlar üzerinde yapılan araştırmalar bağırsak floralarında yer alan bakteri çeşitliliğinin daha az olduğunu ortaya koymuştur. 2013 yılında yapılan bir araştırmaya göre de bağırsak bakterileri içinde yaşadıkları canlının iştahını da etkileyebilir; yani gece tatlı krizleri onun ardından tekrar tekrar beslenmeler yani kontrol edemediğimiz bir iştah da yine bağırsak bakterilerinden kaynaklanmaktadır. Aslında bu sinyaller beynimizden değil bağırsağımızdan gelir.

Bağırsak floramızın ne kadar çok fonksiyona sahip olduğunu artık biliyoruz. Sonuçta burada yer alan bakteriler bağışıklık sisteminin en önemli eğitmenleridir, sindirim konusunda yardımcıdır, vitamin üretebilirler, hormonları sentezleyebirler, küflü ekmekler ilaçlar gibi maddelerin zehirlerinin atılmasını sağlarlar.(Detoksifikasyon )Bağırsağın görevlerini anlatacak liste uzayıp gidebilir ama burada şunu da çok açık ve net söyleyebiliriz: Tokluk hissi konusunda da söz sahibi yine bağırsak bakterileridir!

Bağırsak florası düzelmediği sürece yani buradaki bakteri çeşitliliği ve denge düzelmediği sürece ne kadar diyet yaparsak yapalım çok zor kilo verebiliriz ve bu kiloları hızlı bir şekilde tekrar alırız.

Son zamanlarda birçok bilim adamına göre bağırsak mikrobiyatasını bir organ olarak ele almalıyız, tıpkı vücudumuzda yer alan diğer organlar gibi… Mikrobiyotamız sürekli gelişim halindedir. Bir sürü hücreden oluşur ve diğer bütün organlarımızla da sürekli iletişim halindedir. Tokluk hissi, aşırı iştah ve kilolu olmada da bu mikrobiyota söz sahibidir!

Diğer Yazıları