Bu kaçıncı şampiyonluk

Geçtiğimiz cumartesi günü Trabzonspor şampiyonluğunu ilan etti. Neredeyse bütün yıla ezici oyun üstünlüğü ile damga vurmuştu...

Üçüncü MHK başkanının geldiği, TFF başkanının istifa ettiği, 11 Süper Lig hakeminin görevden el çektirilip, sonrasında görevlerine tahkim kararına rağmen dönemediği ve ancak MHK ile görev alabildikleri, dört kulüp başkanının istifa ettiği tuhaf bir sezon geçirdik. Tüm bu tuhaflıklarda, kimsenin ağzını açamadığı bir konu varsa o da Trabzonspor’un şampiyonluğu oldu.

Kutlama törenleri başladıkça çıkan görseller ise asıl tartışma konusu oldu. Takım otobüsünden, takım kaptanı Uğurcan Çakır’a kadar yapılan her paylaşımda, 8. Şampiyonluk geldiği iddia edildi. 2010-2011 sezonu şampiyonunu Trabzonspor olarak gördükleri için bunu yapıyorlar. Hatta “38 yıl aradan sonra şampiyon olan Trabzonspor’u tebrik ederim” cümlesi Trabzon kentinde yasak. 

Bu kadar baskın bir şampiyonluk sezonunda bu söylemler, ülkede belli odakların tam da ekmeğine yağ sürüyor. 3 Temmuz şike operasyonunun bir “Kumpas” olduğu yargı kararıyla sabit. Bu dakikadan sonra hiç kimse 2010-2011 yılının şampiyonu Trabzonspor diyemez.

Trabzonspor – Antalya maçında asılan pankart ise tam bir skandal. Pankarta ilk baktığınızda İstanbul takımlarının sembol hayvanlarını avlayan bir Abdullah Avcı portesi var. Problem ise Avcı’nın elinde tuttuğu tüfeğin namlusunun ucunda, Fenerbahçe’nin sembolü olan kanarya olması. 4 Nisan 2015 yılında Fenerbahçe takım otobüsünün Trabzon’da kurşunlandığını da düşünürsek, hazırlanan bu pankart gerçekten çok can sıkıcı. Ya birileri bu gergin havadan fayda sağlıyor ya da son derece nezaketsizler ve büyük ayıp ediyorlar.

Fenerbahçe de bu pankartın üzerine haklı olarak çok sert bir açıklamada bulundu. Savcıları göreve davet etti. Aslında Trabzonspor taraftarında bugüne kadar, bu eğilimde bir açıklama veya pankart asma geleneği görülmemiştir. Ama bu pankart, kendini Fenerbahçeli olarak tanıtan ama amacı ülkeyi karıştırmak olan Paralel Fenerbahçe Yapılanmasının ekmeğine yağ sürdü.

Haftalarca ekranlarda bağırdım. Paralel Fenerbahçe Yapılanmasını anlattım. Geçtiğimiz günlerde bu örgütün başında ki kişinin, FETÖ ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan tweetler attığı ortaya çıktı. Örneğin 14 Temmuz 2016 tarihinde, “YARIN SİZLERLE HESAPLAŞACAĞIZ” mealinde atmış olduğu bir tweet var. Yani 15 Temmuz hain darbe girişiminden bir gün önce…

Yine bu yapılanmanın lideri olan kişinin, Cumhurbaşkanı’na hakaret etmesi sebebiyle hakkında açılmış bir ceza dosyası var. Sedef Kabaş’ın Cumhurbaşkanı’na alenen hakaret ettiği için tutuklandığı yerde, Paralel Fenerbahçe Yapılanması lideri hakkında ceza davası açılmış olduğu halde neden tutuklanmıyor?

Fenerbahçe kulübü Trabzonspor maçında açılan pankart için savcıları göreve davet ediyor. Son derece de haklılar. Ancak Fenerbahçe camiasının adını kullanan bu örgütün lideri de yargılanmalı. Ülkeyi futbol üzerinden karıştıran bu alçaklar bir gün cezaevine girecek ve ben bir hukukçu olarak sonuna kadar bu sürecin takipçisi olacağım.